29 Eylül 2016
SON HABERLER:

YoWindow.com Forecast by yr.no

Anket

Türkiye'de, 15 Temmuz'da



Sonuçlar

Özel Haberler

Perşembe, 06 Haziran 2013 15:53

[VİDEO VE SES KAYDI] Fethullah Gülen Hocaefendi, Gezi Parkı olaylarını nasıl değerlendirdi?

Yazar  www.herkul.org
Bu Ögeyi Oyla
(3 Oy)

Fethullah Gülen Hocaefendi, Taksim Gezi Parkı gerilimine ve sorunun temeline ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Fethullah Gülen Hocaefendi, Taksim Gezi Parkı gerilimine ve sorunun temeline ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Hocaefendi, “www.herkul.org” isimli internet sitesinde yayınlanan konuşmasında hassasiyetlerin dikkate alınması gerektiğini ancak masum insanlara ve Türkiye’ye zarar verecek eylemlerden uzak durulmasını istedi. “Masum insanların zayıf yanını kullanmak isteyen içeriden ve dışarıdan istismarcılara karşı da dikkatli olunmalı.” uyarısında bulunan Gülen, toplumsal hadiselerde yangının küçükken söndürülmesi gerektiğine dikkat çekti. Hocaefendi’nin açıklamaları özetle şöyle:

Bir haksızlığı bastırmak için elli türlü haksızlık yapıyoruz: Yol peygamberlerin, evliyanın, asfiyanın yoludur. O yolu takip edemediğimiz için başa çıkamıyoruz problemlerle gördüğünüz gibi. Bir yerde bir haksızlığı bastırmak için elli türlü haksızlık yapıyoruz, elli türlü zulme giriyoruz. Kinleri, nefretleri körüklüyoruz.

 

Olayları hafife almak akıllı Mehmet’in işine benzer: Kırkı bir uçurumdan aşağı inmek için el ele tutunmuşlar, el ele tutunarak oradan inmek istemişler. Sonra hepsi çözülmüş, yere düşmüşler; otuz dokuzu ölmüş, birinin de kolu-kanadı kırılmış. Demişler, “Akıllı Mehmet ne oldu?” “Sormayın, demiş, az daha bir sakatlık çıkaracaktık.” Umursamaz ruhlar, anlamaz düşünceler meseleye böyle bakacak.


Gayri insanilik alıp gidiyor: Beri tarafta da birileri… Niye öldürüyorlar? Niye zayiata sebebiyet veriyorlar? Ne günahı var o masum insanların ki camlarını kırıyorlar; molotof kokteyli atıyorlar yurtlara, pansiyonlara, evlere, okullara, üniversitelere, hatta banka şubelerine!.. Öyle bir mantıksızlık, gayr-i insanîlik alıp gidiyor.

 

Meseleyi anlayamama, farklı tefrit ve ifrata sebebiyet verebilir: Şimdi “Bütün bütün böyle.. bir hak arama meselesi hiç yoktur!” derseniz, oradaki bazı masum insanları, masum istekleri de görmezlikten gelirsiniz. Onlar bizim ihmalimizin meydana getirdiği nesillerdir. Saniyen; bazı makul istekleri vardır onların. Hakikaten “Bir park.. ağaçları sökülmemeli” diyebilirler. Fakat bunu yaparken, orada denge korunamayabilir. Bu defa kendileri yeşili öldürürler. Böyle bir başka mevzudaki duyarsızlık, az meseleyi anlayamama, başka tarafta farklı bir tefrite sebebiyet verir veya farklı bir ifrata sebebiyet verir, hafizanallah.


İçte ve dışta istismarcılar var: Fakat bir yönüyle bizim bir zayıf yanımızı, bazı masum insanların belki zayıf yanları sanılan masum isteklerini istismar etmek isteyen dışta ve içte bir sürü, böyle kulaklarıyla genel havayı almaya çalışanlar da var.

 

Kendimizle yüzleşmeliyiz: Bakış zaviyemizi bir kere daha gözden geçirmemiz lazım. Acaba kabahat bu meselelere karşı umursamazlık içinde bakan, her şeyi hafife alan, “şuydu, buydu” deyip geçiştirende mi? Yoksa sokakları bir yönüyle harp meydanlarına çeviren insanlarda mı? Ya da bütün bunların kabahati, sistemde mi? Bizim iyi nesiller yetiştiremeyişimizde mi? O zaman sistemin gözden geçirilmesi lazım. Biz ettiysek bunları, kendimizle yüzleşerek, kendimizle hesaplaşarak, daha büyük hesaplarla karşı karşıya kalmamızdan sıyrılmamız lazım.

 

Madem seçim sandığı var, ona havale etmeli: Kimler o çocuklar? Hak davası değil o. Hak davası olsa, bir yerde toplanırlar, duygularını dile getirirler, insanca, ayrılır giderler. Madem seçim sandıkları var; onu millete havale ederek, sandığa havale ederek, orada o mevzuda ciddi gayret sarf ederler, çalışırlar. Ayakları altlarına gelmeden, gece-gündüz koşturur dururlar; insanları ikna ederler, “Şunu beğenmiyoruz, bunu beğenmiyoruz” derler.

 

Problemi insanda çözeceğimiz ana kadar problem çözülmeyecektir: Demek ki, aslında biz bize etmişiz. Tabanda mesele.. toprak kirlendiğinden dolayı, atmosferi, ozonu deldiğimizden dolayı, böyle nesebi gayr-i sahih bir kısım hadiseler ve onu temsil eden bir kısım nesiller oluşuyor. Bunları düzelteceğimiz ana kadar da, tabir-i diğerle, problemi insanda çözeceğimiz ana kadar da problem çözülmeyecektir. “Nasıl yaparsak bu nesiller ciddi nefis muhasebesi içinde, bir nefis muhasebesi yapan nesil olarak yetişir?” düşünmedik bunları.

 

Fitnelere karşı çok dua okuyun: Çok dua okuyun fitnelere karşı. El-Kulûbu’d-Daria taksim edin. Ashab-ı Bedr’i okuyun. O çözülmez gibi görünen problemler, Allah’ın izn ü inayetiyle çözülmüştür. Bizim elimizden fazla bir şey gelmez, belki benim şu söylediklerim bile beyhude laflardı. Aslında biz kendimiz düzeleceğimiz ana kadar.

 

Dünya medyasının Türkiye’de kıyamet kopmuş gibi hali var


Dünyada bütün medya Türkiye’nin aleyhinde; burada da öyle, başka yerde de öyle, Avrupa’da da öyle. Sanki kıyamet kopmuş gibi bir halleri var. Suriye’de kıyamet kopuyor umurlarında değil. Irak’ta kıyamet kopuyor umurlarında değil. Daha dünyanın değişik yerlerinde canlı bombalar umurlarında değil. Fakat Türkiye bölgede muvazene unsuru olma durumunda bir devlet. İşte bir taraftan o masum isteklerin içte bazı kimseler tarafından istismar edilmesi, belli ideolojilere kurban edilmesi o masum isteklerin... Bizim gafletimiz, başkalarının uyûn-u sâhire şeklinde, hiç uyumayan gözler şeklinde bizi bir kere daha kündeye getirme adına zemin oluşturma gayretleri. Olan, o oldu.

Müşterek akıl, ortak proje üretmeli


Siz bir zaaf tavrı sergilediğiniz zaman başkaları onu değerlendirmeyi düşünür. Devlet-i Aliyye’nin başına balyozlar indirip parçaladıkları gibi, parçalarlar. Fakat o parçalanmada en önemli faktör bizim zaafımızdır, birbirimizle yaka-paça olmamızdır. Bugün böyle gitse de bence aklı başında kanaat önderleri, ilim adamları, psikologlar, pedagoglar bir araya gelerek, müşterek akıl bir araya gelerek, bu mevzuda projeler oluşturması lazım. Ne yapalım ki, insani çizgisini koruyamamış nesilleri bir kere daha insani çizgide birleştirelim? Bir Söğüt ruhuyla onların yeniden bir büyük devlet olmaya yürümelerini sağlayalım, Allah’ın izniyle, inayetiyle.

Yangını küçükken söndürmelisiniz


Yangın ve savaş... Siz başlatsanız bile arzu ettiğiniz yerde onu durduramazsınız. O açıdan da mesele küçükken, bir mangal közü halindeyken onu söndürmesini beceriyorsanız, orada söndürmeye bakın. Yoksa bir alanı aldığı zaman, bazen üstesinden gelemezsiniz. Şayet ilim yuvalarına bombalar atılıyorsa, en masum insanlar öldürülüyorsa, birileri gaz bombalarıyla boğuluyorsa, gözleri kör ediliyorsa ve bazıları da arka planıyla bunu görmemek körlüğü sergiliyorsa, hafizanallah, yangın büyür.

Buz gibi hazan rüzgârları esiyor


Ben milletin o ölçüde karakterinin bozulduğuna ihtimal vermiyorum, kötüsüyle bile; fakat karşı taraf, sizin bir muvazene unsuru haline gelmenizi istemeyenler, bunu değerlendirebilirler. Problemler sarmalı içinde olan bir ülkemiz var bizim. Biri bile bir yönüyle sizdeki her şeyi karıştırabilir. Oysaki gizli, açık-kapalı bir ittifak var. Sizin bir adım ileri gitmemeniz için bir ittifak var. Siz kendi kendinize teselli olun, “falan yerde bahar, filan yerde bahar..” Buz gibi hazan rüzgârları esiyor. Buz gibi.

Adanmış ruhlar çok temkinli olmalı


Bu, geleceği imar etmeye, ihya etmeye kendini adamış, adanmış ruhlar, bu mevzuda çok temkinli olmalıdırlar. Çünkü üzerimizde olan şey, bizden evvelki nesillerin bize emanet ettikleri bir emanettir. Allah, hesabını ağırca sorar. Bir millete ihaneti netice verecek şekilde bir kısım hadiseleri, kollarımızı gererek böyle, “Burası çıkmaz sokak” demiyorsak şayet, hafizanallah mesele öyle büyür ki, o emanete ihanet etmiş oluruz.

 


Yazının orijinal linki: http://www.herkul.org/index.php/herkul-nagme/10805-323-taksim-gezi-parki-hadiseleri-ve-problemlerin-temeli

 

Son Düzenleme Cuma, 07 Haziran 2013 06:46

İlgili Video

herkul.org PENNSYLVANIA

Yunus Erdoğdu

[İŞTE O VİDEO] Erdoğan rejiminde 14 Ağustos paranoyası!

[İŞTE O VİDEO] Erdoğan rejiminde 14 Ağustos paranoyası!

Türkiye'de, tuhaf şeyler, acayip işler, olmaya devam ediyor. Kimliği belirsiz...

Yalancı Çoban'ın sonu!

Yalancı Çoban'ın sonu!

"Yalancı Çoban", her Türk evladının bildiği bir hikayedir. Unutanlar olabilir,...

İsmail Bahar

Kayısı çiçeği

Kayısı çiçeği

Bahar vakti kar yağar mı?En azından hiç beklemeyiz yağacağını.Cenâb-ı Hakk’ın...

Yağmurun sesi

Yağmurun sesi

Yağmur bu! Nasıl da, tıpır tıpır sesiyle kâinatı velveleye veriyor?... Müziği kapattım....

Şükrettin Aslanoğlu

Kapkara bir gecede dolunay gibi

Kapkara bir gecede dolunay gibi

Şaban-ı Muazzam’ın 15. gecesi... Adlandırıldığı şekliyle Beraat Gecesi, Beraat Kandili...Karanlığı...

Zaman durunca

Zaman durunca

Receb-i Şerîf’in 27. gecesi mîracın yıldönümü… Neydi, nasıldı mîracın atmosferi?... Ahmet Hamdi...

Bilişim

Yahoo: Bilgiler çalındı şifreleri değiştirin

Yahoo: Bilgiler çalındı şifreleri değiştirin

Yahoo, devlet destekli bilgisayar korsanlarının 2014 sonlarında 500 milyon kullanıcının...

Ukrayna'nın e-devlet gelişmesinde dünya reytingi yükseldi

Ukrayna'nın e-devlet gelişmesinde dünya reytingi yükseldi

Birleşmiş Milletlerin, dünya e-devlet gelişimini gösteren "E-Government Development Index-2016 (EGDI)"...

İş

T. C. Kiev Büyükelçiliği sözleşmeli personel alacak

T. C. Kiev Büyükelçiliği sözleşmeli personel alacak

T. C. Kiev Büyükelçiliği'nin sözleşmeli personel alacağı bildirildi. T. C....

Ukraynalı işçiler çalışmak için nereye gidiyor ne kadar kazanıyor?

Ukraynalı işçiler çalışmak için nereye gidiyor ne kadar kazanıyor?

Yaz mevsimi özellikle mevsimlik işçiler için çok önemli bir zaman...

Otomobil

Tam cadılık: yerli dedikleri Cadillac çıktı

Tam cadılık: yerli dedikleri Cadillac çıktı

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yerli otomobilin prototipinin...

[FOTO GALERİ] Türkler, Ukraynalılardan 20 yılsonra Lexus ile tanışacak

[FOTO GALERİ] Türkler, Ukraynalılardan 20 yılsonra Lexus ile tanışacak

Japon otomotiv devi Toyota’nın 1989’da kurduğu lüks segment markası Lexus,...

Flag Counter

TÜRK BASINI
Birgün
Cumhuriyet
Yeni Asya