02 Ekim 2014
SON HABERLER:

Hava Durumu

YoWindow.com Forecast by yr.no

TÜRKÇE OLİMPİYATLARI UKRAYNA

khantry design

Курсы наличного обмена валют в Украине

Anket

Sizce, Türkiye’nin yeri aşağıdaki birliklerden hangisidir?



Sonuçlar

Özel Haberler

Ukrayna’da çiftlik bombalandı, binlerce tavuk firar etti!

Ukrayna’nın Lugansk bölgesinde ateşkese rağmen kısmen devam eden çatışmalarda top mermileri bir tavuk çiftliğine isabet etti. Yıkılan çiftlikten binlerce tavuk kaçarak bölgeye dağıldı.Ukrayna yerel basında yer alan haberlere göre topçu ateşi sonrası görevlilerin terk ettiği çiftlikte tavuklar başı boş kaldı.Bölgeye ulaşan bir aracın çektiği görüntülerden çiftlikten çıkan binlerce tavuk bahçelerde dolaşıyor. Bazı tavukların ise öldüğü ve etrafa dağıldığı görülüyor.Rusya yanlısı milis güçlerin yayınladığı görüntülerde ne kadar tavuğun çiftlikten kaçtığı bilinmiyor. Ukrayna pazarında bir tavuğun yaklaşık 0,78 dolara satıldığı dikkate alındığında kayıp büyük.Yerli halkın bölgede boş dolaşan tavukların yumurtalarını topladıkları ve kahvaltılarını bedavaya getirdikleri de gelen bilgiler arasında. FARUK AKKAN | MOSKOVA - CİHAN


Devamını Oku

Akit'in 't'sini de yaz Akit

Yalan ve iftira musibetine tutulan yandaş Akit gazetesi, bugün yine parodileri aratmayacak bir habere imza attı. Her gördüğü artı işaretini haç zanneden Akit mevkutesi, Bolu Abant Oteli'nin girişinde bulunan ‘Hoş geldiniz' ibareli giriş kapısının Katolik haç sembolünden oluştuğunu yazdı. Hem de birinci sayfasından. Aklınca, okurları nezdinde Hizmet hareketi için "Aslında Müslüman değil" algısı oluşturmaya çalıştı. Gülsen gülünmeyen kızsan kızılmayan belki sadece acınacak bir metindi bu...  Ama saçmalığı tarihe mâletmek adına bir kaç cümleyle kayıt düşmek istedik. Zaman.com.tr olarak da, yarından sonra haber çeşitliliğini sürdürmeleri dileğiyle, kendilerine değişik örnekler sunalım istedik. Mesela yarın kendi logolarındaki 't' harfini manşet yapabilirler. Zira, haçın ta kendisi olan t harfi, Akit'in göbeğinde yer alıyor. Onların üslup ve dilinden yola çıkılacak olursa; Akit, ismindeki t harfiyle Haçlı karargahının merkezi mi oluyor? Evet saçma! AK Saray resmini sayfalarının göbeğine çakıp, pencerelerindeki onlarca 'haç'ı daireye alıp 'Yakıştı mı AKP' diye en az bugünkü kadar saçma bir haber başlığı atabilirler.       Askeri nizamiyelerin girişlerindeki tak'lar ya da Türkiye'nin dört bir yanındaki devlet dairelerinin kapı pencerelerinin resimleriyle, birinci sayfalarını 365 gün 'haç'sız bırakmayabilirler.       Bak olmadı, gazete yöneticileri ve çalışanlarının evlerindeki oda kapılarını resimleyip resimleyip yayınlayabilirler. Bu konuda yayın yönetmenleri oldukça tecrübeli ve mahirdir. Hatırlayın! Fethullah Gülen Hocaefendi'nin binlerce misafirini kabul ettiği salondan, odasına açılan kapının üzerindeki desenden 'haç' çıkarma fitnesini atma kabiliyetne sahiptir kendileri. Dört işlemden artı işaretini kaldırmaları önerisinde de bulunacağız ama bu dönemde böyle bir hamle kendilerinin zararına olabilir. Malum artı işareti toplama işlevi görüyor Yeri gelmişken daha önceki bazı algı operasyonu amaçlı saçma haberleride hatırlayalım... RABİA'YI RABİN DİYE YAZMA FİTNESİ Bu bildiğiniz Akit, Fethullah Gülen Hocaefendi'nin merhume annesinin resmi kayıtlarda Rabia olarak geçen isminin, sonundaki 'a' harfini 'n' yapmaktan çekinmedi. Algı operasyonu yapmaya çalışan gazetenin delil olarak gösterdiği ‘Pasaport İstek Formu' belgesine bakıldığında her vicdan sahibi Rabia yazdığını görüyordu. Yani, milletin gözünün içine baka baka yalan yazdılar. LALE FOTOĞRAFINDAN SARIGÜL'E DESTEK! Zaman'ın 10 Nisan'da yayınlanan ‘İstanbul'da şimdi lale mevsimi' başlıklı haberde kullandığı sarı, kırmızı, mavi laleli fotoğrafları gül zannedip (!), Mustafa Sarıgül'e destek mesajı verildiğini bile yadılar. Lale fotoğrafından ‘sarıgül' mesajı çıkartma kabiliyetine sahip gazetenin, fotoğrafta yer alan kırmızı lalelerden Abdullah Gül'e mesaj haberi yapamaması alay konusu olmuştu. MESSİ NERE ZAMAN NERE? Daha öncede bir okur görüşüne yer veren Akit, Zaman'da yayınlanan "Messi'den Ronaldo'ya unutulmaz ders” başlıklı bir haberden yola çıkarak, Hizmet hareketini İsrail sempatizanı olmakla suçlamıştı. Bir okurunun yorumunu paylaşan Akit, Ronaldo'nun Filistinlilere; Messi'nin ise İsrail'e destek verdiğini yazmıştı. Ardından da Zaman'ın "Messi'den Ronaldo'ya unutulmaz ders” haberini Messi'ye destek şeklinde sunacak kadar derin bir muhakemeye sahiptir bu mevkute. HIZ YAPIP RADARA YAKALANDI, 'PARALEL' DEDİ Son dönemde yakalanan hırsızların ve herhangi bir suça karışanların paçayı sıyırmak için ağızlarından 'paralel' sözü eksik olmuyor malum. Akit'ten Hasan Karakaya da, yolda arabasıyla aşırı hız yapıp radara yakalanan ve 364 lira trafik cezası ödeyen isimlerden biri. Ancak Karakaya suçu, gaza basan ayağında aramamış, birçok suçlu gibi tabi ki 'paralel'e yamanmıştı. Köşesinde, “Bu işlerde “Paralel” bir “el” pekalâ olabilir.” diye ciddi ciddi cümleler kullanmıştı. Ancak hatırlanacağı üzere, Karakaya'nın hız sınırını aşmasıyla ilgili düzenlemeyi AKP hükümeti yapmış; cezalarda yüzde 30'a kadar zam yapmıştı. Liste böyle uzayıp gidiyor. Eğlencelik bir arşiv taraması oldu... ZAMAN


Devamını Oku

Kiev’de alkol satan büfeler saat 22.00’de kapanacak

Kiev Belediyesi Meclisi akşam saat 22.00’den sonra alkollü içecek satan büfelerin kapatılması kararı aldı. Söz konusu büfeler hafta sonu ve bayramlarda 23.00’e kadar çalışabilecek.Geceleri alkol satışıyla mücadele kapsamında, Kiev Belediyesi’nin kabul ettiği büfe yönetmeliğine aykırı faaliyet gösteren yaklaşık 12 bin büfenin de kaldırılabileceği bildirildi. Öte yandan 24 saat açık olan ve alkol satışı yapılan, alış veriş merkezleri (AVM) ile ilgili de bir yönetmelik hazırlığı olduğu ifade edildi.Alkollü içecek satan büfelerin okul ve anaokullarına 200 metre mesafe uzaklığa çekilmeye başlanıldı. Büfeler otobüs ve alt geçitlere 20 metre, devlet kurumları ve hastaneleri ise 50 metre mesafede bulunacak şekilde yerleştirilecek.Ekim-Kasım ayını uyum süreci olarak belirleyen Kiev Belediyesi, kurallara uymayan büfeleri, Aralık ayından itibaren toplayacak. YUNUS ERDOĞDU | KİEV -  www.ukraynahaber.com


Devamını Oku

Gücü eksik, koordinasyon ve organizasyondan yoksun

Manisa Akhisarspor ile Fenerbahçe arasında oynanan, ev sahibi ekibin oyun ve skor üstünlüğü ile biten maçın sonucu Fenerbahçe açısından şaşırtıcı değildi benim için. Bundan önceki Trabzonspor ve Gaziantepspor maç yazılarından alıntılar ile başlamak sanırım yanlış olmaz: Trabzonspor Maçı Yazısından: Topa mı, gole mi sahip olmalı? başlıklı yazının içeriğinde; “Bana göre bu oyunun adı pas oyunu değil “al gülüm ver gülüm” oyunu! Fenerbahçe bu maçtan ders almaz ve değişikliklere gitmez ise her deplasmanda aynı sıkıntıyı çeker.” “…dahası bu kadar katı bir defansif anlayışla oynayan Trabzonspor, hızlı çıkışlar ile sizden daha net pozisyonlar bulmuşsa şapkayı önünüze koyup düşünmeniz gerekir…” “Özetle Fenerbahçe takımı geçen yıldan çok farklı işler yapmaya çalışmamalı, o sistemde eksik kalan unsurları gidererek üzerine koymalı. Yoksa pozisyon ve golleri değil pas sayısını konuşan bir Fenerbahçe’nin puan kayıplarını konuşuruz!” bölümlerde dikkat çekildiği üzere, Fenerbahçe’nin dün akşam düştüğü durumu öngörmek zor değildi. Geçen haftaki Gaziantep maçının yazısında ise, tekrar bir önceki hafta ve gelecek maçlarla bağlantılı olarak; “Sonuç olarak Fenerbahçe’nin eksileri an itibariyle artılarının önünde! Eksileri artıya çeviremez, 30-45. dakikalar arası oynadığı oyunu genele yayamazsa, yabancı saha bir yana kendi sahasında da zorlanmaya devam eder, Fenerbahçe.” Nitekim Fenerbahçe çok zorlandı dün akşam ve Akhisar ekibi karşısında pek bir varlık gösteremedi. Önceki maçlardan dersler almak ve aşama kaydetmek bir yana, Fenerbahçe geriye gitmiş! Her ne kadar İsmail Kartal maç öncesi “Datalar yukarıya çıkışın olduğunu gösteriyor.” dese de, bunun tam tersi bir görüntü sundukları gerçek. Aslında İsmail Kartal Webo tercihi ile doğru bir hamle ile takımı sürdü sahaya; çünkü Webo sırtı dönük oyunu ile topu ileride tutan, böylece takımının üçüncü bölgeye yerleşmesine daha çok katkı veren, -Gaziantepspor maçının aksine- kanat ortalarından olumlu sonuç çıkarabilecek tipte bir oyuncu Fenerbahçe takımı için. Diego, Sow ve dikine driblingler yapan Alper’e de duvar olabilmesi bekleniyordu Webo’dan. Tabi bu kâğıt üzerindeki beklentiler, kahverengi-yeşil! saha üzerinde gerçekleşmedi. Fenerbahçe garip bir şekilde savunma ve orta sahadan uzun toplar ile oynamaya çalışıp, hiç bir ribuandı da alamadı. Kuyt’ın liderliğinde! ise inanılmaz basit ve çok miktarda pas hatası yaparak çok top kaybetti. Akhisar ekibi ise disiplinli takım savunmasına, bir de hızlı ve iyi pas oyununu ekleyince pozisyonlar üretti. Ev sahibi takım özellikle de Fenerbahçe’nin en büyük artısı kenar oyuncularını zorlayarak pozisyonlar üretti; oyunu hızlı paslar ile kenarlara açarak topu rakip kaleye taşıdı. Fenerbahçe’nin beklerine defansif önlem değil, üzerine giderek ofansif önlem stratejisi çok akıllıcaydı açıkçası. Bence, ligin birbirini en çok tanıyan oyunculardan kurulu dört takımından ikisi karşılaştı dün. Kasımpaşa ve Galatasaray’dan önce, bu iki takım oyuncuları birbirini en iyi tanıyan ekip olarak lige başladılar. Ancak Fenerbahçe’li oyuncular, özellikle Emre’nin de eksikliğini hissederek, sanki birbiriyle ilk kez oynuyormuş gibiydi! Akhisar takımı ise bir o kadar makine düzeninde, saat gibi işleyen görüntüdeydi! Zira attıkları iki golde Gekas’ı adeta ezberlemiş bir şekilde topla buluşturarak sonuca gitti ve 2-0 gibi net bir skorla kazandı. TOPU HIZLI OYNATAN KAZANDI! Fenerbahçe teknik direktörü İsmail Kartal maç sonrasında; “Topa daha fazla sahip olmalıydık.” Şeklinde bir demeç verdi! Bu gösteriyor ki İsmail Hoca halen sorunların farkında değil! Topla oynama oranlarında takımı yüzde 60-70 civarlarında zaten! Topla fazla ama yavaş etkisiz oynayan değil, daha az ama öz oynayan, yani topu daha hızlı oynatan ve daha verimli kullanan bir takım oluşturmalı kendisi! Bunun içinde takımına güç depolayacak çalıştırmalar yapmalı ve geçen yıl fazlasıyla sahip olunan koordinasyon ve organizasyonu bol oyun tarzını geri getirmeli! Hız çalışmaları ile geçen yılki oyun hızını geri getirmeli. Çünkü Sow ve Emenike bir tarafa, Fenerbahçe’nin hücumlarını adeta “Slow Motion (Yavaş Çekim) moduna çeviren Dirk Kuyt ve takım arkadaşları izliyoruz sahada! Fenerbahçe Yönetimi Galatasaray, Beşiktaş ve Bursaspor gibi çok zorlu üç deplasmanı art arda oynayacak futbol takımı için acil ve etkili önlemler almaz ise, onuncu hafta sonunda hoca adayları konuşulur ve bir sonraki yıl UEFA Ligi’ne katılım daha gerçekçi bir hedef olarak belirlenir! Daha da vahimi, “3 Temmuz” ve rahmetli İslam Çupi’nin “Fenerbahçe büyüklüğü ne kupa büyüklüğüdür, ne şampiyonluk…” sözlerini istismar etmeye başlayan yöneticiler ile sempatizanlarının avuntularını dinlemeye başlarız! Fenerbahçe’nin Yediği Goller Kısaca, ama özellikle değinmeli yenilen iki gole. Birincisinde Alves gibi bir oyuncu uzun topta, o kadar uzun boyuna rağmen, o zamanlama hatasını yapmamalı! Kaldı ki, medyadan takip ettiğimize göre İsmail Kartal, özellikle Gekas’a önlem alarak, stoperlerine uyarılarda bulunmuştu. Ama bu söylenenlerin tam tersi oldu ve Gekas iki gol ile Fenerbahçe’yi yıkan isim oldu. İkinci golde orta sahadan bir duran topun başına Bekir geçtiğinde, diğer takım arkadaşlarının da ceza sahasına bilinçsizce yayıldığını gören Fenerbahçe’li taraftarların, ”Bu top döner ve gol olur!” dediğine eminim! Oğuz Dağlaroğlu, Bilal Kısa ve Gekas ve AKHİSARSPOR Akhisar ekibinin kalecisi Oğuz(35 yaş), orta sahası -namı değer Pirlo’su- Bilal Kısa (31 yaş) ve golcüsü Theofanis Gekas (34 yaş), adeta ders veriyorlar! İlerlemiş yaşlarına rağmen teknik kapasitelerinin üzerine koymaya devam eden, mücadele gücü ve azimlerini maksimum seviyede tutmayı başaran bu üç oyuncuyu alkışlamak bir görevdir! Sadece futbol başarıları değil, aynı zamanda sportmen, efendi ve dürüst bir profil çizdikleri için saygıyı sonuna kadar hak ediyorlar. Güray ve Kenan başta olmak üzere diğerleri de bunu hak ediyor gerçi ama zaten takım olarak da yıllardır tüm sporseverlere övgüyü hak ettiklerini gösteriyorlar. Başkanları ve bu oluşumu başlatan teknik direktör Hamza Hamzaoğlu’nu da hatırlamak gerekli! Türk futbolu, Akhisar Kulübü ve bu bireylere teşekkür borçlu. Mustafa Reşit Akçay’ın da bunun devamını getireceği dileğiyle… SERHAT KILIÇ | UKRAYNA HABER - Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir @serhat5407 (https://twitter.com/serhat5407)


Devamını Oku

[DAVETİYE] Geleneksel bayramlaşma programına davetlisiniz!

Ukrayna'daki gurbetçiler 4 Ekim Cumartesi günü Kurban Bayramı'nda, başkent Kiev yakınlarındaki, İrpen Şehri'nde buluşacak.Geniş katılımlı ve herkese açık biçimde tertip edilen bir bayramlaşma programı, Uluslararası Meridyen Okulu (http://www.mischool.com.ua/index.php?lang=en)’nun birlikte düzenlediği programda, Nasrettin Hoca’nın çocuklar için teşrif edeceği bütün çocukları çeşitli hediyelerle sevindireceği bildirildi.Ayrıca bayramlaşma alanında küçüklere özel oluşturulan alanda animasyon ekibinin, çocukların eğlenceli bir bayram geçirmesini sağlayacağı ifade edildi. Gelenekselleşen bayramlaşma etkinliğinin davetiyesinde aşağıdaki ifadeler yer aldı:“Bayram, en kalbî duygu ve düşüncelerin sızıp kâsesinden dışarıya çıktığı ve köpürüp her yanı sardığı bir dostluk ve kardeşlik günüdür.Dostluğu, sevgiyi ve geleceği, birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu en güzel şekilde hissedeceğimiz Kurban Bayramınızı tebrik eder, bayram vesilesi ile organize edilen programda sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız.”İletişim tel: (+38) 093-237-69-54Tarih: 04 Ekim 2014Saat: 12.00-17.00 arasıYer: İrpen Konferans Salonu / Конференц Холл Ірпінь г. Ирпень, ул. Октябрьская, 118-А [HARİTADA GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ] (http://maps.yandex.ua/?ll=30.263813%2C50.534927 spn=0.067806%2C0.007303 z=15 l=map%2Cstv ol=stv oll=30.26002526%2C50.53463607 ost=dir%3A108%2C10~spn%3A90.87709714233739%2C36.56501774448241)   www.ukraynahaber.com


Devamını Oku

Türkiye’de terör saldırısı olabilir

ABD, Türkiye’de yaşayan vatandaşlarını muhtemel terörist saldırılarına karşı uyardı. Amerika’nın Ankara Büyükelçiliği internet sitesi üzerinden yaptığı açıklamada terör eylemlerinin “yerli” ya da “sınır aşan” güçler tarafından organize edilebileceği belirtildi.ABD, Türkiye’de bulunan vatandaşlarını Türkiye’de gerçekleşebilecek terör saldırılarına karşı dikkatli olmaları için ikaz etti. Ülkenin Ankara Büyükelçiliği’nin resmi internet sayfasında yayınlanan mesajda “ABD vatandaşı ve çıkarlarına yönelik terörist saldırı ihtimalinin yüksek seyrettiği” hatırlatıldı. Muhtemel saldırıların “sınır aşan” unsurlar kadar “yerel gruplar”ca da yapılabileceği belirtildi. ABD’nin başını çektiği koalisyon güçleri Irak ve Suriye’de radikal IŞİD örgütü hedeflerine hava saldırılarını sürdürüyor. Örgütle karadan mücadele de Irak ordusu, Kürt peşmerge birlikleri ve “ılımlı” Suriyeli muhalif güçler aracılığıyla yapılıyor. IŞİD ise müttefik ülkelere karşı intikam yeminleri ederken bir yandan da elindeki Batılı rehineleri infaz ederek misilleme yapıyor. Gelişmeler, IŞİD’in etkinlik gösterdiği Irak ve Suriye’ye komşu Türkiye’deki ABD diplomatik temsilciliğini de teyakkuza geçirdi. Büyükelçilik önceki akşam yayınladığı mesajında, ABD vatandaşlarına özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu vilayetlerinde “ekstra dikkatli” olmalarını öğütledi. “Yeni özellikli bir tehdit bilgisi”nin bulunmadığı ancak ABD vatandaşlarına “üst düzey teyakkuzda kalmaları ve güvenlik bilinçlerini artırmak için gerekli adımları atmalarının hatırlatıldığı”nı kaydetti. Geçen yıl 1 Şubat’ta büyükelçilik girişinde intihar bombacısı kullanılarak yapılan terör eyleminde saldırganla birlikte bir Türk güvenlik görevlisi hayatını kaybetmişti.Avrupa da ‘dikkat’ demiştiÖnceki gün de çeşitli Avrupa ülkeleri Türkiye’de yaşayan ya da Türkiye’ye seyahat edecek vatandaşları için güvenlik uyarılarında bulunmuştu. Fransa, İngiltere, Polonya, Belçika ve İsviçre buna Irak ve Suriye’de devam eden IŞİD operasyonlarını gerekçe göstermişlerdi. Fransa, başta Hatay olmak üzere, Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin ve Şırnak kentlerine gidilmemesi tavsiyesinde bulundu; İstanbul’da Taksim ile Ankara’da Kızılay olmak üzere gösteri düzenlenen yerlerden kaçınılmasını tavsiye etti. İngiltere de, başta Şanlıurfa’nın Akçakale ve Ceylanpınar ilçeleri olmak üzere, Suriye sınırından Türkiye’nin içine doğru 10 kilometrelik alandan “kaçınılması” gerektiğini belirtti. Ayrıca mecbur kalınmadıkça Hakkâri, Şırnak, Siirt ve Tunceli’ye de gidilmemesini öğütledi. Daha az detay vermekle birlikte, Polonya, Belçika ve İsviçre’nin vatandaşları için yayımladığı mesajlarda da benzer uyarılar yer aldı. ZAMAN


Devamını Oku

[RÖPORTAJ] Ukrayna’daki kriz, doğruyu yazan gazeteciler ile kara propaganda yapan gazetecileri ortaya çıkardı

İktidarın el değiştirdiği Ukranya’da medyanın durumunu, Ukrayna Milli Gazeteciler Birliği Sekreteri Viktor Nabrusko Cihan Medya Haber Dergisi’ne anlattı. Karadeniz havzasının önemli ülkesi, Ukrayna, tarihinin kritik dönemlerinden birisini yaşıyor. Meydan ve sokak hadiseleri sonucunda iktidarın el değiştirdiği ülkede medyanın durumunu, Ukrayna Milli Gazeteciler Birliği Sekreteri Viktor Nabrusko ile görüştük. “Basın bir ülkenin aynasıdır.” diyen deneyimli gazeteci Viktor Nabrusko, “Ukrayna krizinde yaşanan süreçte, rüşvet almadan hak ve doğruyu ifade eden gazetecilerle, maddî imkân karşılığında kara propaganda aracına dönüşenler belli oldu.” ifadesini kullandı. Ukrayna’da eski Başbakan Nikolay Azarov döneminde açık toplum olmaktan çıkıp kapalı bir topluma dönüştüklerini belirten Nabrusko, “Ukrayna’nın bağımsızlığını kazandıktan sonra 2010 yılına kadar elde ettiği demokrasi adına kazanımları büyük ölçüde bu süreçte kaybedildi..” diye konuştu.Nabrusko, “Neredeyse bütün gazeteler harfi harfine aynı manşetlerle çıkıyordu. Televizyon programlarında farklı kafalar hep aynı propagandayı seslendirdi….” eleştirisinde bulundu.Cumhurbaşkanı Yanukoviç’in oğlunun basın işine girmesi, medya holdingleri alması tam anlamıyla diktatörlük rejiminin başlangıcı olduğunu söyleyen Viktor Nabrusko,” Ülkede yasama ve yargı da tam anlamıyla yürütmenin kontrolüne geçti. Bütün erkler tek elde toplandı. Sadece erkler değil bütün ekonomi de sadece bir aileye hizmet eder hale geldi.” dedi.Nabrusko’nun Cihan Medya Haber Dergi’sinin sorularına verdiği cevaplar şu şekilde:Özgür medya Ukranya için ne anlama geliyor?Bağımsız medya, Ukrayna veya herhangi bir demokratik devlet için bir nevi pasaport gibidir, ya vardır ya da yoktur. Eğer devlet demokratik bir devlet ya da demokrasi yolunda ilerliyorsa bazı sorunlar çıkabiliyor. Medeni ve demokratik bir ülkenin aynası bağımsız medyasıdır. Ülkede şeffaflık varsa gazeteciler düşüncelerini özgürce ifade edebiliyorsa, ülke medeni ve demokratik ise orada özgür medyadan söz edilebilir. Ukrayna demokrasi yolunda olduğu için bizim medyamız da şimdilerde bir arada bir derede. Şu anda özgür bir medya olduğunu söylemek çok zor ama tıpkı ülkemiz gibi o yolun yolcusuyuz. Maalesef, Ukrayna’da son 10 yıldır medya sadece; ticari, siyasi, klanları koruma, parti yayın aracı gibi çıkar amaçlı kullanıldı. Özellikle son döneme bakacak olursak bağımsız bir medyamızın olmadığı açıkça görülecektir. Toplum normalleşmemişse, devlet demokratik değilse, medya nasıl hür olur? Gazeteciler olaylara objektif yaklaşmıyorsa, hak ve doğruluk prensipleri hiçe sayılıyorsa artık bu iş gazetecilikten çıkmış demektir. Bir devlet; iktidar, toplum ve medya üçlü sacayağı üzerinde durur. Basın ayağı olmadığında ise bu bütünlük yıkılır.Ukranya’da basın ne kadar özgür, demokrasi ne seviyede?Maalesef devletimizde; ne demokrasi var, ne özgür basın var, ne de açık bir ekonomi var. Az önce bahsettiğim gibi, bizde her şey bir taraflara bağımlı. Bu durumda da birçok farklılıklar ortaya çıkıyor. En azından tek siyah veya tek beyaz değil farklı görüşlerin basında yer aldığını görürsünüz. Biz ne Rusya gibiyiz ne de Belarus gibi. Allah’a şükür en azından dikta rejimi olan bir ülkede yaşamıyoruz. Nasıl mecliste muhalefet varsa iktidar varsa basında da öyle olmalı. Siyasi partiler bile belli klanlara oligarşilere dayanıyor. Demokrasi yolunda ilerliyoruz. Basın sırtını bir yerlere dayasa da bir çeşitlilik var. Ülkemizde 3 binden fazla gazete, bin 200’e yakın televizyon ve radyo var. Bizim medyamızın kendi maddi imkânları yok. Parayı kim verirse onun düdüğünü çalıyorlar. Bırakın ülke içindeki klanların, oligarşinin sahibi olduğu gazetelerin patronu, Rusya’da olan bir sürü basın yayın organı var; Komsomolskaya Pravda Ukrayna, Moskovskiy Komsomolets Ukrayna, Trud Ukrayna, İzvestiya Ukrayna bütün bunlar ise dış faktörler. Bu iş artık devletler seviyesindeki enformasyon savaşına döndü. Basın tamamen bağımsız olmalı şu anda devlet bunu sağlamak için bir dizi çalışma başlattı.Ukranya medyası Kasım 2013’te başlayan kritik süreci nasıl gördü?Biz ilk kez, ‘Turuncu Devrim’ döneminde bağımsız medyanın emareleriyle tanıştık. Şimdi yine o yönde gelişmeleri görüyoruz. Piyasada biraz hareketlenme var. Ülkemizde devlet tekelinde çok sayıda gazete, televizyon, radyo ve basın yayın grupları var. Bunların tamamının devletin direkt etki sahasından çıkartılarak orada çalışan gazetecilere devredilmesi, devlet desteğinin dışarıdan verilmesi gündemde. Şayet devlet, önümüzdeki süreçte demokratikleşme yolunda ilerlemeye devam ederse bunlar da peşinden gelir. Bu işler bir anda olacak şeyler değil. Adım adım gerçekleşecektir. Kasım 2013’te başlayan hadiselerde basın olup bitenleri açık ve net bir şekilde yazdı. (Eski Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor) Yanukoviç’in iktidarından rahatsızlık duyanlar açıkça muhalif tavırlarını sergiledi. Bu dönemde basın olaylara yön verdi. Birçok radyo, televizyon doğruluk ve basın yayın ilkelerine uygun olarak işlerini yaptı. Sahada hadiseleri aktarma için görev yapan birçok gazeteci yaralandı. Olayları olduğu gibi yansıtmak için birçok gazeteci olumsuz şartlarda çalıştı. Bu dönemde gazeteciler canları pahasına topluma yaşananlar hakkında bilgi verdi.Ocak 2014’te olayların tırmandığı esnada basının tavrı nasıl oldu?Ocak ayında Yanukoviç’in onayladığı torba yasasını biz “diktatörlük yasaları” olarak niteledik. Meslektaşlarımız da dünya kamuoyuna da bu şekilde verdi. Bu da açık toplumun bir göstergesidir. Her ne kadar ülkede bağımsız medya yok desek de halk ayaklanması sırasında gazeteciler büyük bir rol üstlenerek olayları olduğu gibi yansıttı. Olaylar esnasında hem yerli hem de yabancı gazeteciler sahada dayanışma içerisinde çalıştı. Bu dönemde özellikle yerli medyada sansür baskısı zirveye çıktı. Zarfla para alan, iktidarın borazanı olan gazeteciler işte kalırken birçok meslektaşımız yaşananları içine sindiremediği için işten çıktı ya da çıkartıldı. Biz bu hadiseler sayesinde aldığı para karşılığında sipariş haber yapan sübjektif gazeteciler ile olaylara tarafsız yaklaşan objektif gazetecileri tanıdık. Süreçte, rüşvet almadan hak ve doğruyu ifade eden gazetecilerle, maddi imkân karşılığında kara propaganda aracına dönüşenler belli oldu.Ülkedeki muhalif gazetecilere ne tür baskılar yapıldı?Az önce konuştuğumuz gibi gerçekleri ya da fikrini yazmak isteyen gazetecilere karşı ilk başta dergi yönetimi ve editörler baskı uyguluyordu. İş yerindeki baskıya katlanamayanlar kurumun yayın politikasını protesto ederek ya kendileri işten çıkıyordu ya da kurum işten çıkartıyordu. Son hadiselerde psikolojik baskıların yerini şiddet aldı. Eylemler esnasında kolluk kuvvetleri gazetecileri dövüyordu. Basın mensupları farklı yerlerde sıkıştırılıp tehdit edildi ve dövüldü. Tıpkı bağımsızlığın ilk yıllarındaki gibi muhalif gazeteciler kaçırıldı hatta öldürüldü. Failleri de bulunamadı.Ukranya’da eski Başbakan Nikolay Azarov hükümeti döneminde iktidar ile medya ilişkisi nasıldı?Özellikle Azarov döneminde görünüşte bir açıklık var gibi gözüküyordu. Şahsî Facebook hesabı vardı, güya şeffaf bir memur havası veriyordu. Gerçekte olan ise tam tersiydi. Azarov döneminde açık toplum olmaktan çıkıp kapalı bir topluma dönüştük. Yanukoviç ve Azarov döneminde enformasyon pazarı hızla tekelleşmeye başladı. Ukrayna’nın bağımsızlığını kazandıktan sonra 2010 yılına kadar elde ettiği demokrasi adına kazanımları büyük ölçüde bu süreçte kaybedildi. Neredeyse bütün gazeteler harfi harfine aynı manşetlerle çıkıyordu. Televizyon programlarında farklı kafalar hep aynı propagandayı seslendirdi. Bütün medya bir senaryoya göre hareket etti. Büyük medya şirketlerinin hisselerini aldı. Şirketlerdeki çoğunluk hisselerini ele geçirince bu sefer direk baskı yapma imkânı doğdu. Yanukoviç ve Azarov, demokrasi ve ifade özgülüğünden dem vurdu ama o yönde hiçbir şey yapmadı. Eğer bir devlet demokratik ise medyadan korkmamalı tam aksine medya demokratik devletin yardımcısıdır. Medya eleştirileri sayesinde iktidarlar doğru istikameti bulur. Basın özgür olduğu zaman ülkede muhalefet de iktidar da rahat olur. Son 4 yılı Ukrayna’da medyanın gerileme dönemi olarak değerlendirebiliriz.Cumhurbaşkanı Yunukoviç’in oğlunun medya patronu olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?Oğlunun basın işine girmesi medya holdingleri alması tam anlamıyla diktatörlük rejiminin başlangıcı oldu. Yanukoviç’in oğlunun medya patronu olması bizi tamamen frenledi. Ülkede yasama ve yargı da tam anlamıyla yürütmenin kontrolüne geçti. Bütün erkler tek elde toplandı. Sadece erkler değil bütün ekonomi de sadece bir aileye hizmet eder hale geldi. Bir ideoloji hariç dikta rejiminde olması gereken her şey vardı. Rusya’da da aynı şekilde, Gazprom aracılığıyla ekonomi kontrol altında tutuluyor. Basın baskı altında orada, ‘Rusya’nın egemenliği’ ideolojisi mevcut. Biz de ise ideoloji yok ‘para’ arzusu var. Ülkemizde Yanukoviç’e kadar olan süreç tam demokrasi olmasa da demokrasi yolunda ilerleme süreciydi. Fakat Yanukoviç döneminde eldeki yarım demokrasi de kısıtlanınca halk sokağa döküldü. Yeni oluşan dünyada basın ana faktör. Çünkü insanlarda fikir bu şekilde teşekkül ediyor. Bundan dolayı hem Ukrayna’da hem de Türkiye’de bağımsız ve tarafsız bir gazetecilik anlayışının olmasını yürekten arzuluyoruz. Medya bağımsız olursa dikta rejimi olmaz, ekonomi açık olur, devlet demokratik olur. İnsanlar da kendini özgürce ifade edebilir. Bağımsız mahkemelerde kendini savunma imkânına sahip olur. Ve bütün güzellikler de peş peşe gelir. İnsanlar farklı olabilir ama insani değerler ayınıdır. Farklılıklar topluma renk katıyor, bu çeşitlilik birbirimizi tamamlamamıza yardımcı oluyor. Bütün dertlerin devası görüşmektir, meşveret ile çözülemeyecek gaile yok.Şu an medyanın durumu nasıl?Yanukoviç’in gidişi akabinde kurulan geçici hükümetle birlikte baskılar şimdilik bitti. Ancak kontrol amaçlı bazı uygulamalar var. Yasal akredite uygulamaları ve maliye kontrolleri yapılıyor. Yasal kontroller haricinde, fikre ve ifade özgürlüğüne yönelik bir sıkıştırma söz konusu değil. Muhalif gazeteciler kanunlar çerçevesinde çalıştığı sürece devlet tarafından herhangi bir baskı oluşturulmaz. Bir zamanlar ‘yakın gazeteciliğe’ engeller konuluyordu. Mesela özel hayatın gizliliğini ihlal ciddi bir suçtu. O kadar ki bir milletvekilinin aldığı maaşı bile yazamazdınız. Şimdi yasalarla bu engeller de kaldırılıyor. Gazetecilik mesleğinin önü açılıyor. Bir zamanlar ülkemizde dağıtım devletin tekelindeydi ve muhalif sesli yayınları dağıtmıyordu. Öyle bir zaman oldu ki mesela bir dergi basıyorsunuz ve devletin postanesine gidip benim dergimi dağıt diyorsun, beğenmediği için dağıtmıyordu. Bu da eskilerde kaldı.Sosyal medya olaylarda nasıl bir rol üstlendi?Sosyal medya ve paylaşım sitelerinin aslında gazetecilikle bir ilgisi yok. Ancak, halkın düşüncesini özgürce ifade edebildiği bir mecra olması hasebiyle bizim için önem arz ediyor. Sosyal ağlar bir iletişim aracı fakat gazetecilik değil. Demokratik bir ülkede bunların olması zaruret ama ne kadar gazetecilik mesleğinin görevini ifa eder bunu kestirmek güç. Gazetecilikte, radyoculukta ve televizyonculukta birçok standart ve yönetmelik var. Sosyal medyada net bir çerçeve yok. Gördün, çektin, paylaştın bu konu objektiflik ve sorumluluk yönünden eleştirilebilir. Olaylarda sosyal medya sadece iletişim aracı olarak kullanıldı. Toplumda sosyal medya üzerinden fikir oluşturuldu, etkileşim sağlanarak halk yönlendirildi. Bizim ülkemizde de, Türkiye’de de iktidarlar aldıkları kararlarla sosyal medyadan çekindiklerini gösterdi. Çünkü sosyal medya çok geniş bir kitleye hitap ediyor. Devlet müdahalesi de oldukça güç. YUNUS ERDOĞDU | KİEV - CİHAN (http://www.cihandergi.com/cihan-dergi/newsDetail_getNewsById.action?newsId=30315)


Devamını Oku

[FOTO GALERİ] Star, Oscar'lık bir Photoshop ile Erdoğan'ın konuştuğu BM'yi doldurdu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'nda konuşmasını manşetine taşıyan yandaş Star gazetesi sosyal medyada alay konusu oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'nda konuşmasını manşetine taşıyan yandaş Star gazetesi kullandığı resim yüzünden sosyal medyada alay konusu oldu.Recep Tayyip Erdoğan'ın New York'ta düzenlenen BM Zirvesi'nde yaptığı konuşmalar esnasında salondaki boş koltuklar dikkatlerden kaçmadı. Hükümet yandaşı Star Gazetesi ise haberi Obama'nın Genel Kurul'a hitabı sırasındaki Anadolu Ajansı'nın servis ettiği dolu salon fotoğrafının önüne Erdoğan'ın resmini ekleyerek manşetine taşıması dikkatlerden kaçmadı.Gazetenin manşetinde kullandığı bu fotoğraf sosyal medyada da en çok konuşulan konularından biri oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma sırasında salonun durumu. 11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün 2010 yılındaki BM Genel Kurulu konuşması. Yine Abdullah Gül'ün 2008 yılındaki BM Genel Kurulu konuşması. ABD Başkanı Barack Obama'nın dün yaptığı konuşma sırasında BM Genel Kurulu salonu. ZAMAN


Devamını Oku

ABD’nin göbeğinde Erdoğan’ın yeğeni ve danışmanları gazeteciye saldırdı

Bugün Gazetesi Washington Temsilcisi Adem Yavuz Arslan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeğeni ve danışmanlarının saldırısına uğradı. Arslan bu çirkin saldırıyı Twitter hesabından duyurdu. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmaları çerçevesinde Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'le otelde bir görüşme yaptı. Görüşmeye sadece ABD basını alındı. Bu sırada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeğeni Ali Erdoğan, herkesin içinde Adem Yavuz Arslan'a küfretti. Daha sonra da tekmeleyerek otelden attırdı.VARANK, KORUMALARA TALİMAT VERDİBütün gazetecilerin lobide beklediği sırada Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Varank da korumalara 'atın bunu' talimatı verdi. Yavuz Arslan, otelin önünde beklerken Şenol Kazancı ve Aydın Ünal'ın, yanına gelerek ailesine ve kendisine ağır küfrettiğini, tehditler savurduğunu ve saldırmaya kalktığını yazdı. Sivil iki kişinin ise gelip tekme attığını belirtti. www.ukraynahaber.com


Devamını Oku

Poroşenko: Hedef 2020 Ukrayna’nın AB üyeliği

Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, göreve gelişinin 110’uncu günüde ilk geniş katılımlı basın toplantısını düzenledi. ‘Strateji 2020’ milli kalkınma planını ve hayata geçirmeyi hedefledikleri 60 reform hakkında bilgi veren Poroşenko, barış planın işlediğini ve savaşın en zor kısmının geride kaldığını ifade etti.Shakespeare’den alıntı yaparak; “Olmak ya da olmamak.” durumu ile karşı karşıya kaldıklarını söyleyen Poroşenko, reformlara dikkat çekerek işe yargı reformundan başlayacaklarını belirtti.Yakın gelecekte Ukrayna olarak, Avrupa Birliği (AB) üyeliği perspektifine sahip olacaklarını ifade eden Poroşenko; “AB’nin kapıları bize açık. Biz de o kapıyı çalma hakkına sahibiz.” dedi.Ülkesinin AB ülkeleri arasındaki farkı kapatmak için çok çalışması gerektiğini dile getiren Poroşenko, 2020 yılında AB üyeliğine başvurmak ve Avrupa yaşam standartlarına ulaşmak için bir dizi reform yapacaklarını ifade etti.Reformların başarıyla yapılması halinde 2020 yılında AB’ye tam üyelik için başvurabileceklerini kaydeden Poroşenko, reformlar hayata geçirilmemesi halinde ise Rusya ile baş başa kalacaklarını dile getirdi.Poroşenko, 2020 stratejinin temel önceliklerini; "Yolsuzlukla mücadele, iktidar ve bürokrasinin yenilenmesi, yargı reformu, kolluk reformu, sorumluluğun güçler ayrılığına dağıtılması, vergi reformu, piyasalarda sapmalara yol açan düzenlemelerin kaldırılması (deregülasyon) ve girişimciliğin teşviki, güvenlik ile savunma sisteminin reformu ve dünya genelinde Ukrayna’nın bilinirliğinin artması." şeklinde sıraladı.PUTİN İLE AVRUPA’DA GÖRÜŞECEKUkaryan Cumhurbaşkanı önümüzdeki üç hafta içerisinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Avrupa’da bir araya geleceklerini bildirdi. Putin ile bir araya gelmenin hazırlıklarının devam ettiğini belirten Poroşenko, toplantının kaderinin barış planının başarısına bağlı olacağını söyledi. Yerli ve yabancı basının yakından takip ettiği Poroşenko’nun basın toplantısının süresi iki saati aştı. YUNUS ERDOĞDU | KİEV - CİHAN


Devamını Oku

Donetsk Milli Üniversitesi taşınıyor

Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk şehrinde bulunan Donetsk Milli Üniversitesi’nin batıya taşınmasına karar verildi. Ukrayna Eğitim Bakanı Sergey Kvit, yaptığı açıklamada rektör ve eylemciler ile konuyu görüştüğünü açıkladı.Üniversitenin taşınma sürecine ilişkin konuşan Sergey Kvit, ilk olarak rektörün Donetsk’in 830 kilometre batısındaki Vinnitsa şehrine gidip burada ihtiyaca cevap verecek binaları seçeceğini ve daha sonra öğretim üyeleri ve öğrencilerin şehre yerleşeceğini belirtti.Eğitim öğretim dönemi başında Donetsk ve Lugansk şehrindeki üniversitelerde öğretim gören öğrencilerin batıdaki üniversitelere yatay geçiş hakkı verilmişti. Yerli ve yabancı çok sayıda öğrenci bu haktan istifade etmişti. YUNUS ERDOĞDU | KİEV - CİHAN


Devamını Oku

[FOTO GALERİ] Kiev’deki Türkoloji öğrencileri Syaivo’da buluştu

Ukrayna-Türkiye “Syaivo” Kültür Merkezi, düzenlediği bir etkinlikle Kiev’deki, Türkoloji öğrencilerini buluşturdu.Kiev Milli Taras Şevçenko Üniversitesi ve Milli Dragomanova Pedagoji Üniversitesi’nde, Türkçe öğrenen ve Türk kültürüne ilgi duyan üniversite öğrencileri, Türk kültürü ile tanışma fırsatı buldu.Etkinlikte geleceğin Türkologları; Türk kültürü, tarihi, mimarisi, sanatı, folkloru ve mutfağı olmak üzere farklı alanlarda Türkiye’yi daha yakından tanımış oldu.Türkiye’nin en büyük şehirleri ve tarihi zenginlikleri ile birlikte Türk dilinin tarihi gelişimine ve şu anki durumuna da değinildiği toplantıda, öğrencilere Türkiye’de düzenlenen yaz kursları ve her yıl dünyanın dört bir tarafında gerçekleştirilen Dil ve Kültür Festivali hakkında bilgi verildi.Seminerden sonra misafirlere Türk mutfağından seçme lezzetler ikramlar edildi. Öğrenciler bir taraftan, Türk çayını yudumlarken diğer taraftan Türkçe öğretim üyeleriyle Türkçe pratik yapma imkânı buldu.“Syaivo” Kültür Merkezi tarafından küçük hediyeler takdim edilen gençler; bu türden programların devamlı yapılmasını istedi. www.ukraynahaber.com


Devamını Oku

Grivna tepe taklak: Dolar bankalar arası işlemde 15 grivna oldu

Ukrayna’daki siyasi kriz nedeniyle, milli para birimi ‘Hrıvnya’ (grivna - UAH), dolar (USD) karşısında erimeye devam ediyor.Bugün sabah dolar karşısında serbest piyasada 14,6-15 arasından işlem gören grivna günü, 14,9’dan kapattı.Dolar karşısında değer kaybı giderek artan ve 15’i de gören grivna, Avrupa Biriliği (AB) para birimi euro karşısında da değeri düştü. Piyasada hızla değer kaybeden grivna, euro karşısında bugün, 19,3395 seviyesini test etti.Öte yandan grivna, ülkede çok kullanılan para birimlerinden ruble ise karşısında da, 0,37 ile 0,38 arasında seyrediyor.Ukrayna Merkez Bankası’nın 23 Eylül’deki resmi döviz kurları ise: bir dolar 13,53 grivna, bir euro 17,37 grivna ve 1 ruble ise 0,35 grivna şeklindeydi. YUNUS ERDOĞDU | UKRAYNA HABER


Devamını Oku

Ukrayna'da Rusya yanlısı ayrılıkçılar 700 akeri esir tutuyor

Ukrayna’nın doğusunda Rusya yanlısı ayrılıkçıların elinde halen 700 askerin esir olduğu ve bölgede kaybolan bin 700 asker ve sivilden ise haber alınamadığı bildirildi.Ukrayna İstihbarat Teşkilatı (SBU) Soruşturma Dairesi Başkanı Vasiliy Vovk, basına yaptığı açıklamada, ayrılıkçıların elinde 700 askerlerinin olduğunu ifade etti. Esir askerlerin haricinde yakın ve akrabaları tarafından aranan yaklaşık bin 700 kişiye halen ulaşılamadığını dile getiren Vasiliy Vovk, Minsk müzakereleri sonucunda esirlerin gruplar halinde bırakılmaya devam ettiğini belirtti. Bu arada esir mübadelesi çerçevesinde son üç gün içerisinde toplam 82 askerin serbest kaldığı ifade ediliyor. Minsk’te varılan ateşkes anlaşmasından sonra serbest kalan Ukrayna askerlerinin sayısı 1200'e ulaştı. YUNUS ERDOĞDU | KİEV - CİHAN


Devamını Oku

Uluslararası Meridyen Okulları, Cambridge sınavlarına hazırlıyor

Ukrayna’nın başkenti Kiev’de başarılı faaliyetleriyle dikkat çeken, Uluslararası Meridyen Okulları, geçtiğimiz cumartesi “Cambridge Kulüpleri” çalışmalarını başlattı.Öğrencilerini Cambridge sınavlarına hazırlamak amacıyla organize edilen; Starters, Movers, Flyers, KET, PET, FCE ve IELTS olmak üzere toplam yedi kategorideki kulüplere ilk hafta katılımı yoğun olarak gerçekleşti.Kulüpler katılımcı öğrencilerin dil becerilerini geliştirerek, sınavda mümkün olan en yüksek notu almalarına yardımcı olacak şekilde planlandıKulüpler süresince ayrıca sınavın nasıl gerçekleştiği, sınav kâğıdına bakan uzmanların katılımcılardan ne beklediği gibi birçok yararlı bilgi verilecektir.Uluslararası Meridyen Okulları, İngilizce Departmanı yetkilileri kulüp çalışmalarının kısa, ancak yoğun ve dolayısıyla da oldukça etkili bir şekilde yapılandırıldığını belirtirken, “Öğrencilerin kendilerine güvenerek girecekleri sınavda başarılı olabileceği” düşüncesinden yola çıkarak kulüp çalışmalarının yapılandırıldığına dikkat çekti.Ayrıca kulüp çalışmasına gelen öğrencilere zengin kahvaltı sunulurken, ders arası çay-kahve ikramı ile zihinsel uyarıcılarının harekete geçmesi sağlanıyor.CAMBRIDGE SINAVLARI NEDİR?Cambridge İngilizce sınavları, dünyanın İngilizce konuşulan her yerinde okullar, üniversiteler, özel sektör ve kamu sektörü tarafından kabul gören, katılımcıların İngilizce seviyesini gösteren, uluslararası geçerliliğe sahip bir sertifika ile belgelenen, tüm dil becerilerinin farklı kategorilerle test edildiği sınavlardır.CAMBRIDGE SINAV SEVİYELERİStarters olarak bilinen Cambridge English: Starters, çocukların dil öğrenme serüveninde atılan ilk adımdır. Bu sınav sayesinde, çocuklar günlük yazılı ve sözlü İngilizce ile eğlenceli ve motive edici bir şekilde tanışma imkanı bulur. Movers olarak bilinen Cambridge English: Movers,çocukların dil öğrenme serüveninde Cambridge English: Starterssınavından sonraki adımdır. Çocukların dil becerilerini geliştirmesine ve İngilizce seviyelerini ilerletmesine yardımcı olmak için mükemmel bir yoldur. Flyers olarak bilinen Cambridge English: Flyers, çocukların dil öğrenme serüveninde Cambridge English: Movers sınavından sonraki adımdır. Çocukların temel seviyede günlük sözlü ve yazılı İngilizce ile başa çıkabildiğini göstermenin mükemmel bir yoludur. Key English Test (KET- Cambridge seviyesi 1)Elementary ( başlangıç ) seviyesinde olan bu sınavda adaylardan temel bir İngilizce bilgisine sahip olmaları, basit metinleri anlayıp cevaplamaları ve basit düzeyde iletişim kurmaları beklenir. Bu sınav reading, writing ve speaking olmak üzere 3 bölümden oluşur.Preliminary English Test (PET – Cambridge seviye 2)Cambridge sınavlarının 2. düzey sertifika sınavıdır ve katılan adaylardan basit günlük iletişime hâkim olmaları, basit okumaları yapabiliyor ve yazabiliyor olmaları beklenir. Bu sınav reading, writing, listening, speaking olmak üzere 4 bölümden oluşmaktadır.First certificate in English (FCE- Cambridge seviye 3)FCE orta seviye üstü bir sınav olup, Reading, Listening,speaking, Writing ve Use of English olmak üzere 5 bölümden oluşan bu sınavda katılımcıların geniş bir dilbilgisi ve sözcük bilgisine sahip olmaları istenir. Bu sertifikaya sahip olmak yurtdışında eğitim görmek ve çalışmak gibi bir çok avantaj sağlar. www.ukraynahaber.com


Devamını Oku

Futbol oynamak isteyen iki takım

Gaziantepspor’un diğer Anadolu takımları gibi, sadece kendi ceza sahasına gömülen bir oyun oynamayacağını maçtan önce tahmin etmiştim. Nitekim ilk dakikalarda, İbrahim Akın’ın liderliğinde uzaktan şutlar ile etkili oldu.Fenerbahçe ise tıpkı, Trabzon deplasmanındaki gibi yavaş ve aheste pas oyunu ile düşük tempoda oyuna başladı. Bu dakikalarda konuk ekip rakip kalede üç etkili şut ile golle burun buruna geldi, ancak Mert Günok’un harika kurtarışları ile gole izin vermedi. Ayrıca kontralara çıkarken, Bekir’in inanılmaz kritik müdahaleleri Fenerbahçe adına kurtarıcı rol oynadı.Fenerbahçe’de Diego ve üçlü forvet düzeni riskli olabilirdi, ancak Diego ilk yarı sonunda en çok koşanlar listesinde Caner’in hemen arkasında 5 bin metre ile zirvedeydi.Kaldı ki, Diego Ribas oyundan çıkana kadar, Fenerbahçe hücumlarını iyi yönetti.Hangi hücumlardan bahsediyor acaba diye sorulabilir! Evet, Fenerbahçe özellikle 30’uncu-45’inci dakikalar arasında inanılmaz baskı kurdu.Temposuz başladığı maçta pasın ve topun hızını artırıp, oyunu iki kanada çok güzel açtı. Ancak Gökhan’ın Emenike’ye çıkardığı, onun ise 6 pas yayında bitiremediği pozisyon dışında çok net pozisyona giremedi. Uzaktan şutlar ile etkili olmaya çalıştı ve bu şartlarda yanlış bir strateji değildi. Takımın skor üretememesinin (böyle bir baskıyı kurduğunda dahi)  en temel sebebi Fenerbahçe’nin gol silahları Sow, Kuyt ve Emenike’nin etkisiz ve geçen yılın özellikle ilk dört beş haftasından sonraki güçlü hallerinden çok uzakta olmaları. Bu durumda istekli ve arzulu gözüken Diego’ya duvar olabilecek oyuncu Webo var iken, kendisi ile oyuna başlanması kâğıt üzerinde daha doğru duruyor, yine de eleştirir iken İsmail Hoca’nın düşüncesine ve hamlesine saygı duymak gerekir.İkinci yarıya da istekli başladı Fenerbahçe. Devam etmesi gereken bu istekli ve arzulu oyun Emenike ve Emre’nin tartışması sonucu, taraftar ve Emenike tartışmasına dönüştü, böylece Fenerbahçe’nin tüm oyunu olumsuz etkilendi. Oynamaya gelen Gaziantepspor işte bu dakikalarda gol şanslarını değerlendirse, Mert ve Bekir’i geçebilse Fenerbahçe’nin maçı çevirmesi imkânsıza yakın olacaktı! OYUNCU DEĞİŞİKLİKLERİİsmail Kartal’ın istekli ve arzulu Diego’yu çıkarmasını anlayamadım, Kuyt ve Sow bu kadar etkisiz ve güçsüzken kendisine, Webo gibi duvar oluşturacak oyuncu girmişken Diego’yu çıkarması bence yanlıştı. Defans üzerine ve arasına koşular yapan Alper’in girmesi ise bir o kadar doğruydu. Son Selçuk değişikliği ise İsmail Hoca’nın en büyük çelişkilerinden! Artık Selçuk hamlesi yerine M. Topuz gibi, Hasan Ali’yi sol beke alıp Caner’i sol öne atmak gibi hamleleri düşünmeli İsmail Hoca! Son dakika Alves’in kademesi olmasa en çok konuşulan konu Selçuk Şahin olurdu! Bunların yanında en büyük merakım şu: Dirk Kuyt neden hiçbir zaman oyundan alınmaz? 3 PUAN’I GETİREN PENALTI Fenerbahçe giderek oyundan düştüğü 80. dakikalarda Gökhan Gönül’ün ceza sahası içindeki koşusunda yerde kalmasıyla penaltı kazandı. Deplasman ekibinin sol bek oyuncusu Şenol Can’ın eliyle Gökhan’ın omzuna müdahalesinde orta hakem Ali Palabıyık kararsız kaldı, fakat 6. Hakemin kararı sonrası Fenerbahçe Emre ile golü buldu. Bu pozisyon çok tartışılacaktır, çünkü Gökhan’a yapılan müdahale penaltıyı gerektirir mi diye tekrar tekrar pozisyonu izlediğimde yüzde 40 penaltı değil, yüzde 60 penaltı gibi geldi. Futbolda kararlar ya siyahtır ya beyazdır diyenler çoğunluktadır, ancak böyle gri renkli kararların da meydana geldiği anlar futbolda var ve tartışılır!Sonuç olarak Fenerbahçe’nin eksileri an itibariyle artılarının önünde! Eksileri artıya çeviremez, 30-45. dakikalar arası oynadığı oyunu genele yayamazsa, yabancı saha bir yana kendi sahasında da zorlanmaya devam eder, Fenerbahçe.HANİ TAKIMA HUZUR GELMİŞTİ?Ersun Yanal’ın gidişi ile Fenerbahçe muhabirleri oyuncuların İsmail Kartal’ı çok ama çok sevdiğini, özellikle arası Ersun Yanal ile bozuk olan Emenike ve Sow’un  (bu da kendilerinin iddiasıdır) artık huzur bulduğu yönünde haberleri pompalıyor!Bir hafta arayla takım arkadaşları ile tartışan bu iki oyuncunun sosyal medyada resim paylaşarak “mutluyuz” pozu vermeleri gerçekçi gelmiyor! Kaldı ki, psikolojik huzursuz görüntülerinin yanın da fizik gücü olarak da geçen yılın gerisindeler. Oyuncular açısından bakıldığında, üst paragraftaki gerçeğin yanında tribünlerdeki huzursuzluk ise sıkıntıyı büyütüyor. Fenerbahçe Kulübü yönetiminin Passolig rantına karşı haklı ancak geç kalan tavrı tribünleri boş bırakırken, dolu kısımlar ise huzursuzluk kaynağı oluyor! Taraftar maç kazandırmalı, fakat dün akşam taraftar bunun tersine hareket ederek zarar verdi! Fenerbahçe taraftarı maçın büyük bölümünde sessizdi! Sesini yükselttiği anlar  “siyasi içerikli” sloganların atıldığı ve Emenike’nin gereksiz yere şiddetli biçimde yuhalandığı dakikalardı!MAÇIN HAKEMİAli Palabıyık genç bir hakem, dün akşamki yönetimi büyük oranda iyiydi. Özellikle El Yasa, Eray ve Gökhan Gönül’e gösterdiği kartlar doğruydu. En dikkat çeken yönü oyunu oynatmak istemesi! İki oynamak isteyen takım ve oynatmak isteyen bir hakem vardı sahada. Maçın başlarında zaman geçirmeye çalışan kaleci Eray’ı uyardı ve ikinci yarıda sarı kartı haklı olarak gösterdi. Gökhan Gönül her ne kadar koşayım mı diye sitem etse de oyunu yavaşlattığı için kart görmesi yanlış karar değildi. Kaldı ki Gökhan bir gün önceki demecinde rakiplerin oynatmamak üzerine kurulan oyun tarzını eleştirmişti!  Sakatlıklarda atakları kesmeden oyunu oynatması, oyun durunca yanlarına gitmesi de Ali Palabıyık’ın diğer olumlu özelliği olarak dikkati çekti.Ancak kendisinin devam ettirdiği, çizgi hakeminin çaldırdığı, tartışılan penaltı kararı konuşulacaktır, bu da futbolun doğasındaki adaletsizliği! SERHAT KILIÇ | UKRAYNA HABER - serhat Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir @serhat5407


Devamını Oku

Entellektüel ve sonraki Türkiye

Roman dediğin yol boyunca gezdirdiğin bir aynadır diyor Stendhal.Edebiyatın hafızasına Julien Sorel’i kazıyan Stendhal haklıdır.Toplumda olacak ki romanda olsun.Siyaset de toplumun aynası.Toplumda olacak ki siyasette de olsun.Seçilmiş yönetimler toplumların özeti değil mi?Aydınlar ise kucağında yaşadığı topluma angajedir.Entellektüel öyle değil.Entellektüel olmanın alameti, resmi sınıfların dışında olmak ve muhakemesiyle, birikimiyle asrın vicdanı olmak.Güç politiklerinin dışındadır entellektüel.Popülist değildir, halka dayanmaz.Sadece vicdanına ve tarihe karşı sorumluluk duyar.Vicdan ve muhakemesinin çarkları farklı döner, ne sanatçıya benzer, ne aydına ne de kalabalıklara.Bazen bir fikir serserisi, bazen tuhaflıklar kumkuması, kimi zaman isyankâr bir Danton, kimi zaman rind bir derviş.Nobran okyanuslarda kaybettiği gemisini arayan bir sergüzeşt.Kayalara çarpma kaygısı taşımaz.Hakikat rotasında pervasızca ilerler.Aydınlar gibi kalabalıkların hislerine estetik ve bilimsel formlar biçme derdi yoktur.Entellektüel halka inen değil, halkı kendi katına çeken dimağ.Türkiye’de çok az bulunan bir cevher bu.Bu ülkede yaşanan bunca partizan otoriteryenlik, aydınları ve toplumu boy aynasına yansıttı.Aydınların ve toplumun röntgeninin çekildiği hastalıklı bir dönemdeyiz.Kelime ve fikir makyözüBu ülkede yaşanan bunca ahlaksızlık ve entrika, Türkiye'de vicdan, birikim ve muhakeme sahibi bir avuç entellektüel olmadığını gösterdi.Az gelişmiş ülkelerde demokrasinin mâkes bulması için esaslı bir omurga tedavisi gerekir.Aydın olmanın okuryazarlık olarak tezahür ettiği ve güce göre şekillendiği bir ülkede intelijansiyadan bahsedemezsiniz.Güçle, parayla ve namla kuşatılabilen bir okumuş, ne aydındır ne entellektüel.Kelime ve fikir makyözü satış simsarlarıdır bunlar.Yaptıkları işte bazen mahir olabilirler.Fikirlerindeki asaletten değil ticaretteki maharetlerinden.Bugün iktidar medyasında ismi anılacak hiçbir aydın yoktur entellektüel hiç yoktur.Aydın da yoktur derim zira aklın serseri hayallere galip olması için aydınlara düşen görevler var.En azından tutarlı ve namuslu olmak.Camianın yanında veya iktidarın karşısında saf tutmak değildir meramım.Kastım aklın ve hakikatin, çakma elitlerin etik dışı propagandalarında boğulmasına ses vermek, hiç olmazsa sükût etmektir.Aydın bile yok diyorum.İktidara yakın oldukları için değil, fikrin ve kelimenin namusunu pazarladıkları için.İnsanları fikirleriyle değil, menfaatleri ve emelleriyle yönlendirdikleri için.Güç ve ateşi ufukta görüp yanmadan yandıkları için.Yıkıcı bir travma geçirmeden...Mürekkep yalamak, belkemiğine (omurga) şifa vermez.Türkiye’de güce perestiş eden medya ve kalemşörler misali.Aslında güç tahakkümüne dayanan buhran dönemleri intelijansiyanın doğuşu için elverişli iklimdir.Ama en umutsuz iklim yine burası.Zira hızla irtifa kaybediyoruz henüz dibe çarpmadık daha.Çünkü aydınlar toplumun önünden yol açmıyor, kalabalıkların yürüdüğü ateş yollarındaki izleri siliyor.Bir daha yürüsünler ve yansınlar diye.Kalem ve sözün satılığa çıkarıldığı toplumlar aldanmaya mahkûmdur.Aydın geçinen karanlıkları sakın unutmayın.Kalemi ve sözü satan aydın, toplumun göz ve kulağını satmasına öncülük eden haindir.Bu ahvalde gerçeklerle toplum arasında aydın ve medya bariyeri vardır.Biz Avrupa gibi hukuk ve demokrasi için bedel ödemedik.Korkarım ki toplum ağır bir depresyon ve yıkıcı bir travma geçirmeden gerçekler görülmeyecektir.Bu ülkede hukuk ve demokrasinin mâkes bulması, süratle ilerlediğimiz çok acı akıbetimizden sonra mümkün.Bu bedel hazin bir sayfa olarak tarihe geçecek.Umudum “sonraki Türkiye” içindir.Dibe çarptıktan sonraki Türkiye. GÜLTEKIN AVCI | BUGÜN - Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir


Devamını Oku

[VİDEO] Donetsk’te kimya fabrikası havaya uçtu

Ukrayna’nın doğusunda ayrılıkçıların kontrolündeki, Donetsk Şehri’ndeki kimya fabrikası peş peşe üç güçlü patlama ile sarsıldı.Görgü tanıklarının ifadelerine göre, üç patlama Donetsk Devlet Kimya Tesisinin sahasında yerel saat ile yaklaşık saat 10.00’da meydana geldi.Patlama akabinde fabrikanın bulunduğu Kurbiyşev İlçesi üzerini kalın bir duman kapladı.Kimya fabrikasında hâlihazırda yetkililerin patlama sonucu çıkan yangını kontrol altına almaya çalıştığı bildirildi.Patlamanın tesiriyle 3-4 kilometre çapında bir alandaki bütün yerleşim yerlerinin camlarının kırıldığı ifade edildi.İlk edinilen bilgilere göre can kaybının olmadığı ifade edildi.Bölge sakinleri fabrikanın içeriden değil dışarıdan açılan ateş sonucunda patladığını iddia etti.Donetsk kimya fabrikasında özel askeri mühimmat imalatı ile birlikte mühimmat imhası yapılıyordu. YUNUS ERDOĞDU | KİEV - CİHAN


Devamını Oku

Ukrayna’nın özel ortaklık teklifine Obama “hayır” dedi

Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, ABD Başkanı Barack Obama ile yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, NATO dışı özel ortaklık statü teklifine olumlu cevap alamadıklarını söyledi.CNN International yayınına katılan Poroşenko, Obama’nın özel statü teklifine hayır dediğini, ancak Kiev-Washington ilişkilerinin en az özel statü ortakları kadar iyi olduğunu ifade etti. Ukrayna Cumhurbaşkanı’na göre Beyaz Saray’la ilişkiler tatmin edici seviyede.Poroşenko, dün de ABD Kongresi’nde bir konuşma yapmış kendilerinin demokrasi mücadelesi verdiklerini, Rusya ile savaşın Ukrayna kadar Amerika’nın da savaşı olduğunu iddia etmişti. Poroşenko’nun 40 dakika kadar süren duygulu konuşması kongre üyeleri tarafından uzun alkışlanmıştı.Ukrayna Cumhurbaşkanı, ABD ile anlaşmalarının ağır silahların sevkiyatını içermediğini, ancak başka ülkelerden bu silahları edinebileceklerini ifade etti.Kiev’in NATO üyeliğinin bu süreçte gerçekleşmeyeceğinin de farkında olduklarını vurgulayan Poroşenko, “Biz şu an NATO üyeliğini istemeyecek kadar durumun farkındayız. Ancak bu ihtimali hep aklımızda tutuyoruz… Ukrayna’nın askeri varlığının güçlendirilmeye ihtiyacı var. Doğu Ukrayna krizinin diplomatik yolla çözülmesini destekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.ABD, 1989’da aldığı kararla NATO dışında özel müttefik statüsü oluşturdu. Avustralya, Mısır, Japonya, İsrail ve Güney Kore, ABD’nin NATO dışı özel müttefiki ülkeler arasında yer alıyor. ABD özel statüde yer alan ülkelere silah sevkiyatında herhangi bir sınırlaması bulunmuyor. Washington’ın Ukrayna’nın dışında Moldova ve Gürcistan’a da özel statü vereceği iddia ediliyordu.Ukrayna’nın tarafsız statüsünün devam etmesinin Moskova açısından temel bir konu olduğunu ifade eden Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Kiev’in NATO ile daha yakın ilişki çabasının Rusya ve Avrupa’yı karşı karşıya getirme girişimi olarak değerlendirdi. FARUK AKKAN | MOSKOVA - CİHAN


Devamını Oku

Poroşenko: Ukrayna’nın Rusya ile savaşı, ABD’nin de savaşıdır

Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, ABD Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Ukrayna’nın Rusya ile savaşının Amerika’nın da savaşı olduğunu söyledi.Ukrayna’nın doğu bölgesinde yaşanan iç savaş nedeni ile Rusya’yı suçlayan Poroşenko, Rusya’nın saldırganlığına karşı verdiği destek nedeni ile ABD’ye teşekkür etti.Ukrayna’nın yalnızca ABD ile değil, tüm dünya ile birlik ve dayanışma içinde olmaya ihtiyacı olduğunu ifade eden Poroşenko, ülkesinin arkasından bıçaklandığını ve Kırım’ın ilhakının modern tarihin en büyük ihaneti olduğunu iddia etti.Rusya’nın diğer Avrupa ülkelerini de tehdit ettiğini iddia eden Ukrayna lideri, milis güçlerle savaşın sadece Ukrayna’nın savaşı olmadığını, bunun Avrupa’nın ve Amerika’nın da savaşı olduğunu belirtti. Poroşenko’ya göre Moskova’ya karşı sürdürülen mücadele özgür dünyanın savaşı.Ukrayna’da ekonomik reform ve gelişim için ABD’nin desteğinin yetersiz olduğunu savunan Poroşenko, Rusya’ya barış elini uzatmaya hazır olduklarını, ancak Kırım’ın ilhakını asla kabul etmeyeceklerini ifade etti.Demokratik ülkelerin dayanışma içinde olmasını kaydeden Ukrayna lideri, dünyanın yeni bir Soğuk Savaş’ın eşiğinde olduğunu, ancak bundan kaçınılabileceğini vurguladı. Saldırganlara asla teslim olmayacaklarını belirten Poroşenko, “Biz savaşmaya hazırız. Ancak bizler barış insanlarıyız.” dedi.Ukrayna Cumhurbaşkanı, ABD Kongresi’nden özel müttefik statüsü verilmesi için destek vermelerini istedi. Amerika’dan askeri yardım isteyen Poroşenko, savaşların beyaz sayfalarla kazanılmadığını ve barış sürecinin beyaz sayfalarla sürdürülemeyeceğini kaydetti. Ukrayna’nın hedefinin savaş kazanmak olmadığını, kalıcı barışı sağlamak olduğunu savunan Poroşenko, ABD’nin desteği ile daha güçlü olacaklarından emin olduklarını vurguladı.ABD, 1989’da aldığı kararla NATO dışında özel müttefik statüsü oluşturdu. Avustralya, Mısır, Japonya, İsrail ve Güney Kore, ABD’nin NATO dışı özel müttefiki ülkeler arasında yer alıyor. ABD özel statüde yer alan ülkelere silah sevkiyatında herhangi bir sınırlaması bulunmuyor. Ukrayna’nın dışında Moldova ve Gürcistan’a da özel statü verilmesi ABD Kongresi’nde ele alınacak. FARUK AKKAN | MOSKOVA - CİHAN


Devamını Oku
1234567891011121314151617181920

Gündem

Ukrayna’da çiftlik bombalandı, binlerce tavuk firar etti!

Ukrayna’da çiftlik bombalandı, binlerce tavuk firar etti!

Ukrayna’nın Lugansk bölgesinde ateşkese rağmen kısmen devam eden çatışmalarda top...

Kiev’de alkol satan büfeler saat 22.00’de kapanacak

Kiev’de alkol satan büfeler saat 22.00’de kapanacak

Kiev Belediyesi Meclisi akşam saat 22.00’den sonra alkollü içecek satan...

[DAVETİYE] Geleneksel bayramlaşma programına davetlisiniz!

[DAVETİYE] Geleneksel bayramlaşma programına davetlisiniz!

Ukrayna'daki gurbetçiler 4 Ekim Cumartesi günü Kurban Bayramı'nda, başkent Kiev...

Kırım

Kırım’daki casus yunuslar Rus ordusuna katıldı

Kırım’daki casus yunuslar Rus ordusuna katıldı

Sivastopol Vali vekili Sergey Menyailo, savaşçı yunusların eğitildiği Kırım Devlet...

Ukrayna’yı baypas geçerek Rusya’ya gidecek yolcu treni Kırım’dan hareket etti

Ukrayna’yı baypas geçerek Rusya’ya gidecek yolcu treni Kırım’dan hareket etti

Yaşanan çatışmalar nedeniyle Simferopol – Moskova tren seferleri Ukrayna’yı baypas...

Kırım Tatarları, Türkiye’de tedavi ediliyor

Kırım Tatarları, Türkiye’de tedavi ediliyor

Sağlık durumları ciddi olan, 12 Kırım Tatar Türkü’nün tedavisi Türkiye’de...

Ekonomi

Grivna tepe taklak: Dolar bankalar arası işlemde 15 grivna oldu

Grivna tepe taklak: Dolar bankalar arası işlemde 15 grivna oldu

Ukrayna’daki siyasi kriz nedeniyle, milli para birimi ‘Hrıvnya’ (grivna -...

Erdoğan'ın 'batmış' dediği Bank Asya, Türkiye'nin en büyük 3 bankasından biri

Erdoğan'ın 'batmış' dediği Bank Asya, Türkiye'nin en büyük 3 bankasından biri

Bank Asya'nın sermaye yeterlilik rasyosu, Basel Kriterleri'nin iki katından fazla...

Dünya finans devinden Bank Asya’ya mükemmellik ödülü

Dünya finans devinden Bank Asya’ya mükemmellik ödülü

Köklü finans kuruluşlarından JP Morgan, 2014 yılında kendi üzerinden gerçekleştirdiği...

Politika

Ukrayna Parlamentosu, Başbakan Yatsenük’ün istifasını kabul etmedi

Ukrayna Parlamentosu, Başbakan Yatsenük’ün istifasını kabul etmedi

Ukrayna Parlamentosu, geçtiğimiz günlerde istifasını sunan Başbakan Arseniy Yatsenük’ün istifasını...

Ukrayna Başbakanı Yatsenük istifasını sundu

Ukrayna Başbakanı Yatsenük istifasını sundu

Ukrayna Başbakanı Arseniy Yatsenük, koalisyonun dağılması ve hükümet inisiyatiflerinin işlemez...

Ukrayna’daki cumhurbaşkanı seçimlerini 2 binden fazla gözlemci izleyecek

Ukrayna’daki cumhurbaşkanı seçimlerini 2 binden fazla gözlemci izleyecek

Ukrayna’da 25 Mayıs’ta gerçekleşmesi beklenen cumhurbaşkanlığı seçimleri için ülkeye 2...

Spor

İgor Rahayev: Yenilgiyi hak etmedik

İgor Rahayev: Yenilgiyi hak etmedik

Metalist Harkiv Teknik Direktörü İgor Rahayev, UEFA Avrupa Ligi L...

Halilhodzic: Şanslı bir galibiyet

Halilhodzic: Şanslı bir galibiyet

Trabzonspor Teknik Direktörü Halilhodzic, maçın ardından Arena Lviv'de düzenlenen basın...

[FOTO GALERİ] Teafuken; Metalist Harkiv: 1 - Trabzonspor: 2

[FOTO GALERİ] Teafuken; Metalist Harkiv: 1 - Trabzonspor: 2

Stat: Arena Lviv Hakemler: Tom Harald Hagen, Dag-Roger Nebben, Jan Erik...

Dünya

Ukrayna’nın özel ortaklık teklifine Obama “hayır” dedi

Ukrayna’nın özel ortaklık teklifine Obama “hayır” dedi

Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, ABD Başkanı Barack Obama ile yaptığı...

Poroşenko: Ukrayna’nın Rusya ile savaşı, ABD’nin de savaşıdır

Poroşenko: Ukrayna’nın Rusya ile savaşı, ABD’nin de savaşıdır

Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, ABD Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Ukrayna’nın Rusya...

Obama: Putin’e bin kelimeden etkili bir mesaj verdik

Obama: Putin’e bin kelimeden etkili bir mesaj verdik

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Barack Obama, Washington'da resmi temaslarda...

Türkiye

Türkiye’de terör saldırısı olabilir

Türkiye’de terör saldırısı olabilir

ABD, Türkiye’de yaşayan vatandaşlarını muhtemel terörist saldırılarına karşı uyardı. Amerika’nın...

Türkiye: Ukrayna’da ateşkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Türkiye: Ukrayna’da ateşkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna’daki krize çözüm bulmaya dönük görüşmeler çerçevesinde varılan...

[HABER PORTRE - AHMET DAVUTOĞLU] ‘Hoca’lıktan Başbakanlığa uzanan yol

[HABER PORTRE - AHMET DAVUTOĞLU] ‘Hoca’lıktan Başbakanlığa uzanan yol

AKP dış politikasının mimarı olarak değerlendirilen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun...

Medya

Akit'in 't'sini de yaz Akit

Akit'in 't'sini de yaz Akit

Yalan ve iftira musibetine tutulan yandaş Akit gazetesi, bugün yine...

[FOTO GALERİ] Star, Oscar'lık bir Photoshop ile Erdoğan'ın konuştuğu BM'yi doldurdu

[FOTO GALERİ] Star, Oscar'lık bir Photoshop ile Erdoğan'ın konuştuğu BM'yi doldurdu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'nda konuşmasını manşetine...

ABD’nin göbeğinde Erdoğan’ın yeğeni ve danışmanları gazeteciye saldırdı

ABD’nin göbeğinde Erdoğan’ın yeğeni ve danışmanları gazeteciye saldırdı

Bugün Gazetesi Washington Temsilcisi Adem Yavuz Arslan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeğeni...

Eğitim

Donetsk Milli Üniversitesi taşınıyor

Donetsk Milli Üniversitesi taşınıyor

Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk şehrinde bulunan Donetsk Milli Üniversitesi’nin batıya taşınmasına...

Uluslararası Meridyen Okulları, Cambridge sınavlarına hazırlıyor

Uluslararası Meridyen Okulları, Cambridge sınavlarına hazırlıyor

Ukrayna’nın başkenti Kiev’de başarılı faaliyetleriyle dikkat çeken, Uluslararası Meridyen Okulları,...

[VİDEO VE FOTO GALERİ] Türk müteşebbisler Odesa’da anaokulu açtı

[VİDEO VE FOTO GALERİ] Türk müteşebbisler Odesa’da anaokulu açtı

İç çatışmalar ve yaşanan kriz nedeniyle dünya gündeminde düşmeyen Ukrayna'dan,...

Kültür

[VİDEO VE FOTO GALERİ] Kiev’de Türkmen şairi Mahtumkulu anıldı

[VİDEO VE FOTO GALERİ] Kiev’de Türkmen şairi Mahtumkulu anıldı

Ukrayna’nın başkenti Kiev’de, Türkmen şairi Mahtumkulu Firaki’nin doğumunun 290’ıncı yılı...

[FOTO GALERİ] Kiev’deki çocuklardan, Syaivo’nun anneler günü yarışmasına büyük ilgi

[FOTO GALERİ] Kiev’deki çocuklardan, Syaivo’nun anneler günü yarışmasına büyük ilgi

Ukrayna’nın başkenti Kiev’deki okullarda, Dünya Anneler Günü münasebetiyle çocuklar annelerine;...

[FOTO GALERİ] Ukrayna ve Türkiye ilişkilerinin kronolojisi kitaplaştı

[FOTO GALERİ] Ukrayna ve Türkiye ilişkilerinin kronolojisi kitaplaştı

Karadeniz havzasının iki önemli ülkesi, Ukrayna ile Türkiye’nin tarihten günümüze...

Aile Sağlık

WHO: Ebola’dan ölenlerin sayısı 600’ü aştı

WHO: Ebola’dan ölenlerin sayısı 600’ü aştı

Batı Afrika’daki Ebola salgını nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 603’e yükseldi....

Wi-Fi sağlığınız için tehlikeli mi?

Wi-Fi sağlığınız için tehlikeli mi?

Kabloların ayağına dolanmasından bıkan insanlar kablosuz bağlantıya geçti, ancak kablo...

Yaz geldi, el ayak ağız hastalığı salgını başladı…

Yaz geldi, el ayak ağız hastalığı salgını başladı…

Yazın başlamasıyla birlikte hastalıklar azaldı derken çocuklarda daha sık görülen...

Sizin Şirketinizin de Haberini Yapalım

THY’den, son bahar kampanyası: Kiev-İstanbul git-gel 68 dolar artı vergiler

THY’den, son bahar kampanyası: Kiev-İstanbul git-gel 68 dolar artı vergiler

Türk Hava Yolları (THY) Ukrayna’nın başkenti Kiev çıkışlı, İstanbul Atatürk...

THY, Dnepropetrovsk seferlerine tekrar başlıyor

THY, Dnepropetrovsk seferlerine tekrar başlıyor

Türk Hava Yolları’nın (THY) Ukrayna'daki iç karışıklık nedeniyle iptal ettiği,...

THY, yaz kampanyası: git-gel her şey dâhil 179 dolar

THY, yaz kampanyası: git-gel her şey dâhil 179 dolar

Türk Hava Yolları (THY) Ukrayna’nın; Kiev, Donetsk, Dnepropetrovsk, Odesa ve...

Türkçe Olimpiyatları İletişim Sponsoruyuz

[FOTO GALERİ] Kiev’deki Türkoloji öğrencileri Syaivo’da buluştu

[FOTO GALERİ] Kiev’deki Türkoloji öğrencileri Syaivo’da buluştu

Ukrayna-Türkiye “Syaivo” Kültür Merkezi, düzenlediği bir etkinlikle Kiev’deki, Türkoloji öğrencilerini...

[VİDEO] Ukrayna Türkçe Olimpiyatları, “Dil ve Kültür Festivali” 25 Nisan’da

[VİDEO] Ukrayna Türkçe Olimpiyatları, “Dil ve Kültür Festivali” 25 Nisan’da

Türkiye’de, 2003 yılından bu yana Ukrayna’da ise 2007’den itibaren her...

Manko: Umarım bizim çocuklar kazanır.

Manko: Umarım bizim çocuklar kazanır.

Bu yıl 27-29 Mart 2014 tarihinde yapılacak 12. Ukrayna Dil...

Aleksandr Abdullahov

Sözde kalanlar

Sözde kalanlar

Yollar yokuş düz değilÇaba gerek söz değilGüzel olan söz değilSözdeki...

Yunus Erdoğdu

Ukraynalılar bir farkla Türklere benzer

Ukraynalılar bir farkla Türklere benzer

Ukraynalılar ile Türkler geçmişten gelen komşuluk, evlilik ve akrabalık bağlarından...

Misafir Kalemler

Entellektüel ve sonraki Türkiye

Entellektüel ve sonraki Türkiye

Roman dediğin yol boyunca gezdirdiğin bir aynadır diyor Stendhal.Edebiyatın hafızasına...

Bilişim

Türkiye, yurtdışından getirilen cep telefonlarının kapatma süresini 60 güne çıkarttı

Türkiye, yurtdışından getirilen cep telefonlarının kapatma süresini 60 güne çıkarttı

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, yurtdışından Türkiye’ye gelen...

İş

Ukrayna’da çiçek göndermek artık çok kolay

Ukrayna’da çiçek göndermek artık çok kolay

Ukrayna’da farklı sektörlerde faaliyet gösteren Türk işadamları şimdi de çiçekçilik...

Otomobil

BMW motorlu Toyota Verso, Türkiye'de üretilecek!

BMW motorlu Toyota Verso, Türkiye'de üretilecek!

Toyota’nın dizel teknolojisi ve yeni nesil çevreci teknolojiler konusunda BMW...