25 Ekim 2014
SON HABERLER:

YoWindow.com Forecast by yr.no

TÜRKÇE OLİMPİYATLARI UKRAYNA

khantry design

Курсы наличного обмена валют в Украине

Anket

Sizce, Türkiye’nin yeri aşağıdaki birliklerden hangisidir?



Sonuçlar

Özel Haberler

http://cdncms.zaman.com.tr/images/logo/zamanlogo.jpg

Today's Zaman

Kiev’deki mülteci 1001 aileye yardım paketi dağıtılacak

Ukrayna’da yaklaşık 7 aydır devam eden iç karışıklıklar nedeniyle yerinden yurdundan olan ve Kiev Bölgesi’ne yerleşen mültecilere, “Zaman yardımlaşma zamanı!” sloganıyla 1001 yardım paketi dağıtılacak.Yardım paketlerinin hazırlanması ve dağıtım organizasyonu; Ukrayna Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kiev Belediyesi Aile Çocuk ve Gençlik Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, Ukrayna - Türkiye Kültür Merkezi "Syaivo" ve Uluslararası Meridyen Okulu tarafından yapılıyor.Bu etkinlikle birlikte hâlihazırda, Kiev Bölgesi’nde Kırım ve ATO Bölgesi’nden gelen 3 binin üzerinde göçmen aileden 1001’ine yardım paketi ulaştırılacak. Zor şartlar altında yaşayan bu insanlara dağıtılacak paketlerde temel gıda ve ihtiyaç malzemeleri bulunacak.Zaman yardımlaşma zamanı! Eğer sizde yetim ve mağdurlara el uzatmak istiyorsanız aşağıdaki numaradan yetkililere ulaşabilirsiniz.1001 göçmen aileye yardım kampanyası irtibat telefonu: +380 93 237 69 54www.ukraynahaber.com


Devamını Oku

UNESCO: Kırım’ın kimliği Ukrayna’ya ait

UNESCO'nun (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) İcra Kurulu toplantısında, Kırım’ın kimliğinin Ukrayna’ya ait olduğunun doğrulandığı bildirildi.Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Kislitsa twitter hesabından paylaştığı mesajında, “Rusya ne derse desin UNESCO, Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin Ukrayna’ya ait olduğunu doğruladı.” mesajını paylaştı.Toplantıda yapılan oylamada, 25 üye ülkeden bu karara karşı sadece Rusya, Küba ve Çin'in karşı oy kullandığı belirtildi.Ukrayna'nın da katıldığı UNESCO İcra Kurulu toplantısı 23 Ekim’de, Paris’te gerçekleşmişti. YUNUS ERDOĞDU | KİEV - CİHAN


Devamını Oku

ABD, Ukrayna’daki seçimleri tanıyacak

ABD, Ukrayna’da 26 Ekim’dE gerçekleşecek parlamento seçimleri ve özel statüye sahip Donbass’ta 7 Aralıkta yapılacak yerel seçimlerin meşruiyetini tanıyacağını açıkladı.ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki konuya ilişkin açıklamasında; “ABD, Ukrayna’da iktidarın parlamento seçimlerindeki hazırlık çabalarını değerlendiriyor. Vatandaşların, demokratik sürecin iradesini engellemek için dışarıdan yapılacak her türlü girişimi kınıyoruz.” dedi.Jen Psaki, hafta sonu yapılacak seçim haricindeki “seçim süreçlerinin” yasal olarak tanınmayacağını söyledi.Ukrayna genelinde pazar günü halk erken genel seçimler için sandık başına gidecek. Merkez Seçim Komisyonu’ndan yapılan açıklamada, Ukrayna Parlamentosu’ndaki 450 sandalye için 6 bin 670 milletvekili adayının yarışacağı bildirildi. Parlamento seçimlerinde, 21 ülkeden 2 bin 321 uluslararası gözlemci görev yapacak. Ukrayna’nın yurtdışı temsilciliklerinin bulunduğu ülkelerde, 112 seçim bölgesi oluşturuldu. Türkiye’deki Ukrayna vatandaşları da; Ankara ve İstanbul’da oylarını kullanabilecek.Rusya'ya bağlanan Kırım ve Sivastopol’de seçimlerin ne şekilde gerçekleşeceği belirsizliğini korurken, Rusya yanlısı ayrılıkçıların kontrolünde bulunan Donetsk ve Lugansk’ta ise katılımın düşük olması bekleniyor. YUNUS ERDOĞDU | KİEV - CİHAN


Devamını Oku

Ukrayna’da kışın ilk karı yağdı

Ukrayna’nın batı bölgelerinde bu kışın ilk kar yağdı. Sosyal medyada insanlar sevinçle çektikleri kar fotoğraflarını paylaştı.Birkaç gün önce ise ülkede sıfırın üstünde güneşli 17 derece havaya sevinen, Ukraynalar şimdi ise yağan karın mutluluğunu yaşıyor. Kar yağan bölgeler ise şöyle; Ternopil, Vinnitsa, Lviv, İvano Franskovska ve Hmelnitskiy.Kar yağışıyla birlikte ülkede merkezi ısıtma sistemleri de çalışmaya başladı. Bölgesel Kalkınma, İnşaat, Konut ve Kamu Hizmetleri Bakanlığı hâlihazırda ülke genelindeki konutların yaklaşık yüzde 25’inin merkezi sistem üzerinde ısıtıldığını bildirdi. En geç Kasım ayının başında ise bütün konutların ısıtılması bekleniyor. YUNUS ERDOĞDU | WWW.UKRAYNAHABER.COM


Devamını Oku

Putin: Rubleyi korumak için rezervlerimizi yakıp tüketemeyiz

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya’nın dalgalı döviz kuruna doğru ilerlediğini, rezervlerini yakıp tüketme niyetinde olmadıklarını söyledi.Petrol fiyatlarında yaşanan düşüş ve Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımlar nedeni ile dolar 42 rubleye dayandı. Rusya 2015’de dalgalı kura geçiş için hazırlıklarını sürdürüyor. Rusya Merkez Bankası rubleyi korumak için 1 Ekim’den bu yana 16 milyar dolar harcadı.Uluslar arası düşünce kuruluşu Valdai Kulüp’ün Soçi’de gerçekleşen toplantısında konuşan Putin, aşamalı olarak Rusya’nın dalgalı döviz kuruna geçeceğini ifade etti. Rus lider, “Biz düşüncesizce rezervlerimizi tüketmeyeceğiz. Biz kesin bir denge için kullanacağız..” dedi.Rusya’nın rezervlerinin bir miktar azaldığını, şu anda toplam 450 milyar doların üzerinde olduğunu ifade eden Putin, Merkez Bankası’nın belirli sınırlar içinde rubleye müdahale ettiğini kaydetti. Rus lider tüm şartlarda sosyal yükümlülükleri yerine getireceğini vurguladı.Rusya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Kseniya Yudayeva da mevcut piyasa şartlarına rağmen rublede dalgalı kura geçiş planlarını koruduklarını ifade etti.Geçişin 2015’in hangi ayında olacağı konusunda yorumda bulunamayacağını belirten Yudayeva, ABD Hazine Bakanlığı’nın politikaları yüzünden gelişen ülkelerin dövizlerinin zarar gördüğünü vurguladı. Rus yetkiliye göre halen ruble çok esnek, sadece koridorun üst ve alt sınırlarında küçük müdahaleler yapılıyor. FARUK AKKAN | MOSKOVA - CİHAN


Devamını Oku

Putin, Ukrayna’da yaşanan gelişmelerin arka planını anlattı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’nın devrik Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç’in olaylar sırasında başkenti terk ederek yanlış yaptığını söyledi.Uluslararası düşünce kuruluşu Valdai Kulüp’ün Soçi’de düzenlediği toplantıda konuşan Putin, Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne katılımı hakkında Rusya’nın çağdaş bir biçimde tartışmayı teklif ettiğini ancak tarafların kendilerinin dinlemek bile istemediğini belirtti.Ukrayna’nın sivil savaşa ve kaosa sürüklendiğini, Ukrayna ile en başından beri AB’ye katılmaları ile alakalı birçok konuda tartışmak istediklerini belirten Putin, “Israrla, ama çağdaş bir şekilde elimizdeki delilleri ve argümanları kendilerine sunduk, muhtemel çıkabilecek problemleri onlara rapor olarak sunduk. Ama bizi dinlemek isteyen veya bizimle konuşmak isteyen hiç kimse olmadı. Ukrayna’nın karmaşık politikalarının, devleti bu duruma kadar sürükledi. Olaylar yüzünden bir sürü insan öldü, neden?” ifadelerini kullandı.YANUKOVİÇ KİEV’İ TERK ETMEMELİYDİUkrayna Eski Cumhurbaşkanı Yanukoviç ile aralarında geçen telefon görüşmesinden bahseden Putin, Yanukoviç’in kendisini aradığını, “Şubat anlaşmasını imzaladım, olaylar biraz yatıştı, Harkov’a konferansa gitmeyi planlıyorum.” dediğini, ancak kendisinin çok kaygılandığını ve “Ülke bu durumdayken başkent bırakılıp gidilir mi?” diye sorduğunu belirten Putin, “Bence gidilebilir, imzalanmış belgeler var, Avrupa ülkelerinin Dışişleri Bakanları bu anlaşmalar için garanti verdi.” cevabını aldığını aktardı. Bu konuşmanın ardından Putin, her şeyin iyi olacağı konusunda şüphelerinin oluştuğunu söyledi.Yanukoviç’ten Kiev’den güvenlik güçlerini çekmemesini istediğini kaydeden Putin, “Ancak o Harkov’a gitti ve Kiev’den tüm güvenlik güçlerinin çıkması talimatı verdi. Büyük performans! Sonra neden yaşandığını biliyoruz. Dışişleri bakanlarının imzasına rağmen, Yanukoviç Kiev’den çıkar çıkmaz hemen silah yoluyla hükümet binaları işgal edildi.” dedi. Rus lider olaylardan sonra Yanukoviç’in Rostov’a gelişine yardımcı oldukları bilgisini paylaştı.SAVAŞ DURURSA, UKRAYNA TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORURPutin, Ukrayna’da savaşın durması ve güney doğu bölgeleri ile diyalog sürecinin düzenlenmesi halinde toprak bütünlüğünü koruyabileceğini söyledi. Rusya’nın Ukrayna’nın egemenliğine saygılı olduğunu ifade eden Rus lider, “Ukrayna bir devlet ve tarihi bir gerçek. Biz egemenlik haklarına saygı duyuyoruz. Ancak bu Batılı ortakların desteği ile Kiev’de darbe gerçekleşip, Kırım halkı geleceğinden endişe duyması durumunda biz bu egemenliğe saygı duymayız. Biz Ukrayna-Rusya ilişkilerinin normalleşmesi ve gelişmesini bekliyoruz.” temennisinde bulundu.GAZPROM’A 268 DOLARDAN BORCUN HESAPLANMASI İÇİN BASKI YAPTIMUkrayna ile doğalgaz sorunun çözülmesi için çaba sarf ettiklerini ifade eden Rus lider, “Gazprom’a borcun bin metreküp için indirimli fiyat 268 dolardan hesaplamaları için baskı yaptım. Gazprom’dan borç için bin metreküp için 485 dolardan 5,3 milyar dolar yerine, 3,5 milyar dolarda anlaşmalarını istedim. Rusya ve Ukrayna aynı düşünceye sahip. Avrupa ise farklı. Bir centilmen kız arkadaşını restorana davet etse faturayı öder. Batıda ise herkes kendi hesabını öder. AB, Ukrayna’yı birliğe davet ediyor. O zaman Ukrayna’ya yardım etmeli…” eleştirisi getirdi.Ukrayna ile gaz konusunda görüşmelerin önümüzdeki hafta içinde çözüleceğine dair umutlu olduğunu söyleyen Putin, “Anlaşmaya varamazsak, Ukrayna’nın borularımızdan gaz çekme gibi bir tehdidi söz konusu, işte o zaman bir kriz çıkabilir ve biz de bunu hiç istemeyiz” dedi. FARUK AKKAN | MOSKOVA - CİHAN


Devamını Oku

Rusya-Ukrayna doğalgaz anlaşması haftaya kaldı

Ukrayna doğalgaz krizinin çözülmesi için Rusya, Ukrayna ve Avrupa Birliği (AB) arasında Brüksel’de yapılan zirvede anlaşma sağlanamadı.Toplantı sonrası açıklamada bulunan AB Enerji Komisyonu Üyesi Guenther Oettinger, hükümet düzeyinde ele alınacak taslak metni görüştüklerini, anlaşmaya son halinin verilmesi için 29 Ekim Çarşamba günü yeniden üçlü bir toplantı yapacaklarını kaydetti.Taslak metin konusunda önümüzdeki görüşmede uzlaşma sağlamayı umduklarını ifade eden Oettinger, “Rusya ön ödemeli anlaşma çerçevesinde bin metreküpü 385 dolardan Ukrayna’ya 4 milyar metreküp doğalgaz verecek.” dedi.AB Enerji Komiseri, Ukrayna enerji şirketi Naftogaz’ın ödemeyi yapamaması durumunda Avrupa şirketlerinin ödeme yapabileceğini, sonra da Naftogaz’a yeniden satabileceklerini ifade etti."AVRUPA SEVKİYATI KIŞ DÖNEMİNDE KESİLMEYECEK"Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak, Ekim 2014-Mart 2015 döneminde Ukrayna’ya verilecek doğalgaz fiyatı konusunda anlaştıklarını doğruladı. Novak, Ukrayna’nın Kasım ayında 2 milyar metreküp doğalgaz alacağını, fiyatının da 770 milyon dolar olduğunu söyledi. Novak, bin metreküp için 100 dolarlık indirim yapıldığını bunun 6 aylık süre için geçerli olduğunu belirtti.Rus Bakan, Ukrayna’ya sevkiyatın başlaması için Kasım-Aralık 2013 dönemine ait borçların ödenmesi gerektiğini belirtti. Rusya, Ukrayna’nın 5,3 milyar dolar olan borcunu 4,5 milyar dolara çekmeyi kabul etmişti. Kiev’e göre ise borç daha az."UKRAYNA 3,1 MİLYAR DOLARLIK BORÇ ÖDEYECEK"AB Enerji Komiseri Oettinger, Ukrayna enerji şirketi Naftogaz’ın iki paket halinde 3,1 milyar dolarlık borç ödeyeceğini söyledi. Naftogaz’ın Ekim sonundan önce 1,45 milyar dolar ödeme yapması gerektiğini ifade eden AB komiseri, “Toplamda rakam 3,1 milyar dolara ulaşacak…” ifadelerini kullandı.Ukrayna Enerji ve Kömür Bakanı Yuri Prodan basına yaptığı açıklamada, ön ödemeli formül konusunda anlaşma sağlandığını, ancak ödeme yöntemi ile ilgili müzakerelerin sürdüğünü ifade etti. Avrupa Komisyonu ile birlikte mali sorunları çözmek için çalıştıklarını ifade eden Prodan, “Ukrayna 1-2 milyar metreküp doğalgaz yeniden ihraç yöntemi ile, 2 milyar metreküp de ön ödemeli olarak almayı planlıyoruz.” bilgisini verdi.Rus Bakan Novak ise Ukrayna’ya dolaylı doğalgaz ihracatın yasal olarak mümkün olmadığı konusunda endişeleri olduğunu hatırlattı. FARUK AKKAN | MOSKOVA - CİHAN


Devamını Oku

Poroşenko ile Putin telefonla görüştü

Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bir telefon görüşmesi yaptığı bildirildi. Ukrayna Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada doğu Ukrayna’da çatışmaların sona ermesi, top atışlarının kesilmesi ve tam ateşkes sağlanması hususunda uzlaşıldığı belirtildi.Milano’da 17 Ekim’de yapılan ikili ve çoklu görüşmelerde ele alınan konuları değerlendiren Poroşenko ile Putin, daha önce de 14 Ekim’de telefonda görüşmüştü. YUNUS ERDOĞDU | WWW.UKRAYNAHABER.COM


Devamını Oku

Bedava bilet; hediye mi rüşvet mi?

New York’un “demokrat” valisi, David Paterson...Vali, New York Yankees’in taraftarı... 2010'daki final maçını, protokol koltuğunda seyretti. Eee ne var bunda diyebilirsiniz.New York Post Gazetesi, merak eder, Yankees Kulübü’nü arar, Vali’nin kaç bilet aldığını ve parasını ödeyip ödemediğini sorar.Orada her şey şeffaf olduğu için bizim gibi; örtülü ödenek, özel hayat vs. gibi saçma şeyler olmadığında cevap verilir.Yankees Kulübü, Vali’ye beş tane bilet verildiğini lakin parasının ödenmediğini açıklar.Niye ödenmediği sorulduğunda, “Resmi görevli” olarak geleceği bildirilmiş, resmi görevliden para alınmadığını söylemişler.New York Post Gazetesi neden bir valiye neden 5 bilet diye sorar. Vali’nin iki yardımcısına, oğluna ve oğlunun arkadaşına bilet aldığını ortaya çıkar ve manşete taşır olayı.Manşetteki soru şudur: “Bedava bilet rüşvet değil mi?” Vali hemen kendisi gibi demokrat Obama'yı arayıp bana bir geometrik şekil ismi söyler misin Başkanım demez aksine Yankees’le temas kurup, parayı ödemek istediğini söyler.Hesaplanır bilet paraları ve kredi kartı numaranızı verin, tahsil edelim denilir.Vali kabul etmez.Çünkü kredi kartından öderse, ödeme tarihi ortaya çıkacak. Yani, maçtan önce değil, gazetenin manşetinden sonra mecburen ödemek zorunda olduğu ortaya çıkacak.O nedenle eski tarihli bir çek verir… Böylece, sanki maçtan önce parayı ödemiş gibi olur. Sonra da Zafer Çağlayan gibi basın toplantısı yapar, “İftira atıyorlar... İşte ödediğim çek” der.Ama New York Post’un manşeti, ihbar kabul edilmiştir. Paralel polis devreye girer. Çek, adli tıp tarafından incelenir. Yani bizim TÜBİTAK. Mürekkep testiyle, çeke atılan tarihin sahte olduğu kanıtlanır. Tabi ki ne polis ne savcı ne de yerli TUBİTAK, ıssız Arizona çöllerine sürülmez.New York Post haberi manşete taşır: “Vali David yalan söylüyor” şeklinde…New York Eyaleti Dürüstlük Komisyonu devreye girer…Toplanırlar ve valiye 62 bin 500 dolar ceza keserler…2 bin 500 dolar bilet parası, 60 bin dolar yalan söylediği için!İşin “hazin” tarafı... Dürüstlük Komisyonu’nun üyeleri, bizzat Vali David tarafından seçiliyor.Yani, adamlar kendilerini Seçen Adam'ı cezalandırıyorlar.Obama kalkıp da valisine sahip çıkmadı veya olayı izah için herhangi bir geometrik şekil bulmadı. İLHAN BAYSAL | www.ukraynahaber.com - Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir @ilhanbaysal


Devamını Oku

ABD'deki Beyaz Saray'ın faturalarını kim ödüyor biliyor musunuz?

1981 yılında yemin ederek ABD Başkanlığına göreve başlamasından yaklaşık bir ay sonra dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan ve eşi Nancy Reagan, Beyaz Saray’da akşam yemeğini yedikten sonra hiç beklemedikleri bir sürprizle karşılaşırlar.Görevli garson yemeğin hesap faturasını getirmiştir. Baş kahyanın bir garsonla gönderdiği hesap faturasında sadece o akşamın değil son bir ayın bütün yemeklerinin hesabı da yer almaktadır. Sadece yemekler de değil… Ağırladıkları kişisel misafirlerin, bir aydır kullandıkları kuru temizleme hizmetinden, diş fırçası, diş macunu, temizlik ve parfümeri malzemelerine kadar bütün kişisel malzemelerin ücreti de miktarlarıyla beraber kaydedilmiştir. Ronald Reagan, hesabın büyüklüğüne şaşırsa da görevlinin getirdiği faturayı gülümseyerek alır ve muhasebeye maaşından ödenmesi talimatı verir. Kocasının aksine Nancy Reagan’ın şaşkınlığı çok daha büyüktür. Anılarında, ‘kimse bize Başkan ve Eşinin Beyaz Saray’da yaşarken yedikleri yemeklere ve kullandıkları günlük malzemelere para ödemek zorunda olduklarından bahsetmemişti’ diye anlatıyor o şaşkınlık anını. Aslında, ABD kamuoyunun büyük çoğunluğu da pek bilmiyordu. ABD eski Başkanı Bill Clinton’un eşi ve birinci Obama döneminin dışişleri bakanı Hillary Clinton‘ın, bu yıl yayınlanan “Hard Choices” kitabının Haziran ayındaki tanıtım ve imza gezilerinden birinde, Beyaz Saray’dan ayrıldıkları zaman, ‘borç içinde ve beş parasız olduklarını’ söylemesi, sosyal medyada büyük yankı yapmıştı. Hillary Clinton, sekiz yıl kaldıkları Beyaz Saray’dan taşınınca Washington DC’de ve New York’ta mortgage kredisiyle iki ev aldıklarını, bu kredi ile kızları Chelsea’nin Stanford Üniversitesi parasının kendilerini, 2001 kışında 12 milyon dolar borcu olan olan bir aile haline getirdiğini anlatacaktı. Borç batağından, Bill Clinton’ın art arda yayınlanan kitaplarının, ücretli konuşmalarının gelirleriyle düzlüğe çıkacaklardı. Son borçlarını da 2004 yılında ödeyerek borçlarını temizleyeceklerdi.Peki, 8 yıl boyunca yıllık ortalama 500 bin dolar maaşı olan ve kira gideri olmayan bir aile niçin Beyaz Saray’dan beş parasız ayrılacaktı? Nancy Reagan’ı çok şaşırtan sebepten dolayı…ABD Başkanları Beyaz Saray’a kira ödemez ama onun dışındaki herşey maaşlarından kesilir. Beyaz Saray, devletin ABD Başkanı için tahsis ettiği misafirhanedir ve orada 4 ya da 8 yılını geçirmek zorunda olan her aile, kendilerinin ve kişisel misafirlerinin bütün masraflarını kendisi karşılamak durumundadır. Sadece resmi devlet konuklarının ağırlanma masrafını Amerikan vergi mükellefleri öder. Geri kalan kişisel mutfak giderleri, hizmet ve malzemelerin ücreti Başkan ve ailesine aittir. Başkan takım elbiselerinin kuru temizleme ücretini kendisi ödemek zorundadır. Kaybolan düğmesinin yerine alınacak yenisinin de, ayakkabılarının boya ve cilasının da… Konutun başkan ve ailesinin kaldıkları kısmındaki temizlikçi, garson ve hizmetçilerin çalıştıkları süredeki saat ücretini de başkan öder. Kısacası, kira ve elektrik faturası dışında kendileri için harcanan her kuruşu devlete ödemek zorundadırlar.Çünkü, ABD bir monarşi değil bir cumhuriyettir ve bu konut da bir ‘saray’ değil bir evdir. Amerikalılar buraya ‘saray’ demiyor zaten, o bizim yakıştırmamız. Washington DC’de ‘’1600 Pennsylvania Avenue’’ adresinde bulunan dünyanın bu en ünlü evinin adı Türkçe’ye yanlış şekilde ‘Beyaz Saray’ diye çevirilmiş olsa da, aslında İngilizce’deki orijinal adı ‘White House‘ yani ‘Beyaz Ev‘dir. Ve ABD’ye devlet başkanı seçildi diye kimse, devletin parasını keyfince harcayamaz. Sadece bu ev içinde de değil her yerde… ABD Başkanı, şehir dışı tatil masraflarını, haftasonlarını geçirmek istediğinde Camp David’teki dinlenme evinin haftasonu masraflarını kendi cebinden karşılamak zorunda. Yine örneğin başkan, ABD Başkanlık uçağına, devlet delegasyonundan olmayan tek bir kişi bile bindirecekse, (kardeşi bile olsa), bir ticari yolcu uçağının ‘first class’ uçak bileti miktarınca devlete para ödemek zorundadır.Gerald Ford’tan George W. Bush’a kadar 6 başkan döneminde bu evin ‘baş kahyası (chief usher)’ olmuş Gary Walters’ın deyişi ile, başkan ve ailesi bu evin 4 veya 8 yıllık kira sözleşmesine sahip kiracılarıdır. İstedikleri yemekler pişirilir, malzemeler ve ürünler istedikleri markalardan seçilir ama parasını Amerikan halkı değil, Başkan ve ailesi maaşlarından öder. Ve doğal olarak fiyatın yüksekliğine alışmaları zaman alır. Çünkü başkanlar ve ailelerine verilen hizmet 5 yıldızlı otel kalitesinde olduğu gibi başkanın bunlar için ödeyeceği para da 5 yıldızlı otel fiyatları düzeyindedir. Devlet konutu diye cüzi ücretlendirme yapılmaz. Walters, ‘yemek, hizmet ve malzemelerin pahalı olduğundan yakınmayan tek bir first aile hatırlamıyorum’ diyor. Hatırladığı en büyük tepki ise Jimmy Carter’ın eşi Rosalynn Carter’a ait. Memleketleri Atlanta’da yemeğin de malzemelerin de çok daha ucuz olduğunu söyleyip durmuş aylarca. Ama ‘first lady’nin şikayetleri, fiyatları aşağı çekmeye yetmemiş. George W. Bush’un eşi Laura Bush da, “Spoken from the Heart” adlı anı kitabında Beyaz Saray’da yaşamanın ne kadar pahalı olduğundan yakınıyor. Onu en çok zorlayan konulardan biri de, hergün saçlarını yapan kuaföre, devleti temsil edeceği törenlere giderken bile olsa, ücretini kendisinin ödemesi olmuş. Bayan Bush kitabında, faturanın aylık geldiğini ve Başkan ve eşi ile iki kızının bütün yemeklerinin, kullandıkları bütün kişisel malzemelerin, kuru temizleme dahil tüm hizmetlerin, garsonların ve temizlik görevlilerinin saat başı ücretinin, özel misafirlerinin tüm msaraflarının bu faturada yer aldığını yazıyor.  ‘’Faturada ağzımı açık bırakan kalemler de vardı’’ diye aktaran Bayan Bush şu örneği veriyor:‘’Ülkenin First Lady’si olarak giyeceğim kıyafetlerin de özel tasarım olması gerektiği şartı vardı ama elbisenin ücretinin yanı sıra bu tasarımların ücreti de yine benden tahsil ediliyordu.’’ABD Başkanlarının maaşına en son 1999 yılında zam yapıldı. Buna göre ABD Başkanın çıplak maaşı yıllık 400 bin dolar civarında. 50 bin dolar da görev tazminatı ödenir. Bu her iki ödeme de vergiye dahildir. Başkan bunların gelir vergisini ödemek zorunda. Bunların yanı sıra başkanın gezileri için, vergiden muaf yıllık 100 bin dolar harcırah ödenir. Ancak, Beyaz Saray faturasının yüksekliği göz önüne alındığında bir ABD Başkanı, maaşının neredeyse tamamını aylık giderlerine harcar. Yani ayrıca bir serveti yoksa, Beyaz Saray’da ‘ucu ucuna’ yaşamak durumunda… Belki de bu yüzden Başkan Gerald Ford, Beyaz Evi, ‘Bugüne kadar gördüğüm en lüks sosyal yardım konutu’ diye tanımlamıştı.Beyaz Ev, kompleks bir yapıdır. Aynı anda hem bir konut, hem bir müze ve hem de bir devlet dairesidir. ABD dünyanın süper gücü olmasına rağmen, Beyaz Ev, dünyadaki en büyük devlet başkanı sarayı değil, aksine büyük devletler içindeki en küçük devlet başkanlığı konutlarından biridir. Sadece bir katından, dünyanın en büyük devletinin yürütme organı yönetilir. ”1700’lerin dünyasında 13 kolonili devlet için inşa edilmiş, bugün dünya lideriyiz. Bu ihtiyaca uygun çok daha büyük bir saray yapalım” diyen tek bir başkan bile olmamıştır. Kimsenin aklına böyle bir şey gelmez. Çünkü, Beyaz Ev, ABD demokrasisinde ‘devamlılığın’ da sembolüdür.Ve yine Beyaz Ev, kendi toplumundan izole bir yer de değil. Dünyada, içinde başkan yaşadığı halde halkının ziyaretine açık tek devlet başkanlığı konutudur. Çünkü Amerikan tarihinin en önemli kültür müzesidir. Haftalık ortalama ziyaretçi sayısı 30 bindir.  Başkanın penceresinin bir kaç on metre uzağındaki bahçe demirliğinin önü ise ABD’nin en ünlü gösteri ve protesto yeridir.Beyaz Ev, başkanlar için kalıcı bir ihtişam ve keyif sarayı değil geçici bir barınma ve hizmet yeridir. Başkan Truman’a göre, ‘dışı çok gösterişli bir hapishane‘den başka bir şey değildi. Ronald Reagan ise, buradaki yılları boyunca kendisini sürekli bir akvaryum balığı gibi hissettiğini anlatır. Michelle Obama da geçtiğimiz yıl, ‘’çok iyi dekore edilmiş bir hapishane’’ olarak niteleyecekti. Bu eve kiracı başkanlar aileleriyle gelir geçer. Mülk sahibi Amerikan halkı ve demokrasisidir. Bu gerçeği, bir hizmetçisi, Baba George Bush’un eşi Barbara Bush’a şöyle söyler bir gün:‘’Buraya her dört yılda bir başkanlar gelir gider… Biz kalıcıyız’’.Bu yazı www.amerikabulteni.com’dan alınmıştır


Devamını Oku

Ukrayna yollarında 20 Ekim’de 20 kişi öldü

Geçtiğimiz 20 Ekim gününde, Ukrayna'daki karayollarında meydana gelen trafik kazalarında 20 kişinin öldüğü bildirildi.Ukrayna Olağanüstü Haller Servisi’nden yapılan açıklamada 24 saat içerisinde gerçekleşen ve kayda geçen kazalarda 20 kişinin hayatını kaybettiği 95 kişinin de yaraladığı belirtildi.Olağanüstü Haller Servisi verilerine göre bu sene içerisinde Ukrayna'da 20 bin 542 trafik kazasında 3 bin 78 kişinin öldü. YUNUS ERDOĞDU | WWW.UKRAYNAHABER.COM


Devamını Oku

Poroşenko: Rusya ile doğalgazda “kış paketinde” anlaştık

Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, Rusya ile doğalgaz krizine geçici çözüm sağlayacak “kış paketi” konusunda anlaştıklarını açıkladı. Ancak Kiev’in Rusya’ya olan borcunu ödeyebilmesi için uluslar arası desteğe ihtiyacı var.Ukrayna Cumhurbaşkanı Poroşenko, Milano’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le ikili görüşme yapmış, doğalgaz krizini de ele almıştı.Gazprom, borucunu ödemediği gerekçesi ile Ukrayna’ya olan sevkiyatını Haziran ortasında durdurmuştu.Ukrayna televizyonlarına konuşan Poroşenko, “Biz anlaşma sağladık. 31 Mart’a kadar bin metreküp için 385 dolar ödeme yapacağız. Ancak devlet enerji şirketi Naftogaz’ın Rusya’ya olan borcu ödeyecek nakit parası yok. ” dedi. Poroşenko’ya göre Lugansk ve Donetsk bölgesinde Rusya yanlısı milis güçlerin kontrolündeki bölgelerde tüketicilerin Naftogaz’a yüklü miktarda borçları bulunuyor.Ukrayna’nın Naftogaz’ın doğalgaz alımı için gerekli parayı bulmak zorunda olduğunu ifade eden Poroşenko, “Bizim IMF dahil, bir dizi alternatiflerimiz var. IMF yetkilileri Kasım ortasında Kiev’e gelecek ve konuyu ele alacağız.” dedi.Rusya 5,3 milyar dolar bulan borcun 4,5 milyara dolar çekilmesi konusunda da kolaylık sağlayacak. Ancak Moskova, bundan sonrası için Ukrayna’ya parasını ödemeden doğalgaz sevkiyatı yapmayacak. Rusya, Ukrayna ve AB yetkilileri 21 Ekim’de Brüksel’de sorunun çözümü için bir araya gelecek. FARUK AKKAN | MOSKOVA - CİHAN


Devamını Oku

[VİDEO] İşte merakla beklenen‘Birleşen Gönüller'in 1 ve 2. fragmanı

'Birleşen Gönüller'in ikinci fragmanı yayınlandı. Hollywood stüdyolarında çekilen dev bütçeli film 24 Ekim'de gösterime girecek.Yönetmenliğini Hasan Kıraç’ın yaptığı film, 1940'lı yıllarda Sovyet Rusya'sından, 1990'lı yıllara uzanan ve bu zorlu yolda yürüyen iki ayrı sevdanın, yıllara ve uzun mesafelere rağmen devam etmesini konu alıyor.Birleşen Gönüller'in Filmin başrollerini Hande Soral ve Serkan Şenalp paylaşıyor. Çekimleri Kasım 2013'te Bulgaristan'da başlayan filmin savaş sahneleri Hollywood'un ABD dışındaki platolarından biri olan, Cehennem Melekleri, Herkül, 300 Spartalı, Conan gibi filmlerin çekimlerinin yapıldığı Nuboyana stüdyolarında çekildi.GERÇEK BİR HİKAYEGerçek bir hikayeden alınan ve Senaryosunu Serkan Birlik ve Özge Aras'ın yazdığı filmdeki 1940'lara ait sahnelerin büyük bölümü, olayların geçtiği mekanlara uygunluğu bakımından Bulgaristan'ın Sofya, Lukoit, Zherevna gibi çeşitli şehirlerinde gerçekleştirildi.1992'lere ait sahneler için Gürcistan Batum, Balıkesir, Tuz Gölü, Eskişehir Çifteler, Kayseri Develi ve Erciyes, Nevşehir Göreme ve Ürgüp, Kocaeli ve İstanbul'un çeşitli mekanlarında set kuruldu.Bütçesi 10 milyon TL'yi aşan ve çekimleri 16 haftada tamamlanan sinema filminin sürgün sahneleri ve esir kampı için İstanbul'da özel platolar kuruldu. Filmin sanat yönetmenliğini M. Ziya Ülkenciler yaptı.Uzun araştırmaların ürünü olarak dikkat çeken kostüm tasarımları 1940'lar Nazi Almanya'sı, Sovyet Rusya, Kuzey Kafkasya, Kazakistan ve Türkiye gibi geniş bir coğrafyayı yansıtıyor. Filmin müzikleri dünyada ve Türkiye'de tanınan ünlü Yunan müzisyen Evanthia Reboutsika tarafından yapıldı. DAHA FAZLASI İÇİN: www.birlesengonuller.com (http://www.birlesengonuller.com/) www.ukraynahaber.com


Devamını Oku

Sneijder'in iki füzesi

Maç öncesi ev sahibi Galatasaray’ın T.T Arena'da müthiş taraftar desteğiyle maça çıkacak olması Fenerbahçe'ninse birbirlerileriyle uzun zamandır oynamaya alışık kadrosuyla oynaması her iki takımın kağıt üzerindeki avantajlarıydı.Galatasaray oyunu önde kuracak, orta olandan atılacak ara paslarla Burak'ı topla buluşturarak gol arayacaktı. Milli maç arasında sakat olan Burak'ın maça yetiştirilmeye çalışılmasında da bu sebep vardı. Buna karşı konuk Fenerbahçe'ninse her iki kanat bekleri Caner ve Gökhan Gönül'ün kanatlardan yapacakları hızlı bindirmelerle etkili olmaları bekleniyordu.Ama unutulmaması gereken bir durum vardı ki oynanan Galatasaray – Fenerbahçe derbisiydi ve her an her şey olabilirdi.Galatasaray ilk yarıda öyle baskı yedi ki sanki Galatasaraylı futbolcular Kadıköy'de maça çıkmışlardı. Takım pas yapamıyor, hücuma çıkarken kaybedilen toplar büyük tehlike oluşturuyordu. Emre'nin 34. dakikada sakatlanarak yerini Selçuk'a bırakması Fenerbahçe'nin pas trafiğini olumsuz etkileyebilir, Galatasaray da orta alanda üstünlüğü ele geçirebilirdi.Fenerbahçe’nin ilk yarıdaki tartışmasız üstün oyununun yanında Emenike son vuruşları iyi yapabilse Fenerbahçe soyunma odasına önde gidebilirdi.İkinci yarının daha ilk saniyelerindeki Sneijder şutu Galatasaray’ın ikinci yarıda daha organize olacağının sinyaliydi. Bruno Alves'in 53. dakikada partneri Bekir'e özenerek kızarması Galatasaray'ın ekmeğine yağ sürdüğü gibi maçında kırılma anını oluşturdu. O dakikadan sonra Fenerbahçe'nin 10 kişi kalmasıyla Galatasaray daha iyi oyun kursa da aradığı golü bir türlü bulamıyordu.Maçın iyilerinden Olcan Adın'ın şutunun direğe takılması kendisi ve takımı adına şanssızlıktı. Alper'in müthiş deparıyla kazanılan kornerde Kadlec'in altı pastan topu tribüne göndermesi Fenerbahçeli taraftarlara saç baş yoldurttu.Maç başladığı gibi bitecek Galatasaray 10 kişilik Fenerbahçe'yi kendi evinde yenemeyecek derken Sneijder müthiş füzeleriyle maçı biranda 2-0 a getirdi. Her iki golde uzun süre hafızalardan silinmeyecek jenerik gollerdi. Sneijder gerçekten 10 numaralı formanın hakkını attığı gollerle fazlasıyla verdi. Çünkü Fenerbahçe bir kişi eksik olmasına rağmen iyi savunma yapıyordu.İşte "büyük futbolcular" oyunun sıkıştığı anda skoru değiştirebilen futbolculardır.Dünde aynen böyle oldu.Maçın son anlarına kadar hatasız olan, "Dünya Kupası görmüş" hakemimizin bariz hatasıyla atılan gol de Fenerbahçe'ye teselli oldu.Derbi galibiyeti her kulüp için 3 puanın yanında moral motivasyon ve takım olma yolunda çok önemli bir fırsattır.Umarım Galatasaray bu fırsatı gelecek maçlar adına iyi kullanır. MÜCAHİT DEĞİRMENCİ | www.ukraynahaber.com - @izmirodessa


Devamını Oku

Oyunculuk karakteri

Bahsedilmesi gereken birçok konunun olduğu derbi maça iki kişi damgasını vurdu: Deplasman takımı Fenerbahçe futbolcusu Bruno Alves ve takımına attığı iki mükemmel golle maçı kazandıran Galatasaray oyuncusu Sneijder…Maç öncesi, İsmail Kartal’ın haftalardır süregelen yanlışlardan döneceği sinyalleri geliyordu. İkili orta saha önünde Diego ve önlerinde üçlü hücum hattı tercihi olmayacağı hemen hemen kesin gözüküyordu. Bu yanlış tercihten vazgeçildikten sonra İsmail Hoca’nın diğer tercihleri tartışılabilir, ancak net olarak saygı duyulmayı gerektirecekti. Nitekim İsmail Kartal, Emenike-Webo ile sakat olan Sow arasında bir tercih yaptı. Çoğu tercih çok yanlış olmayacaktı, sadece hangi taktiğin ve tercihin sahada ne kadar tutacağı sonucu belirleyecekti.Fenerbahçe oyuna çok etkili başladı, iki Alper ile bir Emenike ile pozisyonu altı pas civarından değerlendiremedi. İlk yarının sonunda Emenike, Muslera ile karşı karşıya kaldığı, çok net penaltı ve kırmızı yaptırabileceği,en kötü ihtimalle takımını öne geçireceği pozisyonu harcadı.Gökhan, Alper ve özellikle Raul Meireles’in müthiş performansı ile Fenerbahçe ilk yarı oyunu domine etti. Galatasaray ise ilk devre adeta sahada yokken, ikinci yarıya saman alevi gibi bir baskı ile başlayıp iki pozisyon bulsa da, Fenerbahçe oyunu tekrar dengelemişken, maçın sonucunu belirleyen en büyük faktör kendisini gösterdi! Yani tercih ve taktiklerin ne kadar tutup tutmaması değil; bir oyuncunun alakasız, disiplinsiz, hunharca bir taban tekmesi sonucu belirledi! Bu dakikadan sonra Fenerbahçe tekrar baskıyı kırdı, dahası rakibini üçe üç, dörde dört dahi yakalayıp, Kadlec ile de inanılmaz bir golü kaçırdı.Dakikalar 85 civarını gösterdiğinde takımını ıslıklamaya ve homurdanmaya başlayan ev sahibi taraftarı ise henüz dakikalar önce stres içinde adeta tırnaklarını yerken, Sneijder iki mükemmel gol ile maçı aldı!OYUNCULUK KARAKTERİBruno Alves dünkü hareketi ilk kez yapmadı, daha önce de alakasız şekilde gaddarca hareketlerde bulundu. Fenerbahçe oyuncusu pozisyon gereği sert oynayabilir, ancak bir oyuncu hiçbir maçta böyle bir sorumsuzluk ile takımının emeğini zayi edemez! Yanlış anlaşılmasın, karakterden kastım kişilik karakteri değil Alves’in, oyunculuk karakteri!Alves’in oyunculuk karakterindeki zaaflar ne yazık ki, takımının hak ettiği maçı kaybetmesine sebep oldu! Belki bu maçın da ötesinde rüzgârı tamamen tersine çevirmek üzere iken, sezonu dahi zayi etmiş olabilir! Fenerbahçe takımında bir disiplin ve orantı sorunu olduğu açık.Hocanın otoritesi, oyunculuk karakterindeki zaaflar ve derbi gerginliği gibi sebepler ortaya sürülebilir, fakat gerçek şu ki Fenerbahçe bu sebeplerin doğurduğu olumsuz sonuçlara çözümü bulmalı!Takımın iyi bir menajere ihtiyacı olduğunu düşünüyorum! Bunun yanında bu tür skandal hareketler ile takımını adeta yakacak bir oyuncu tarihte görülmemiş şekilde cezalandırılmalı!İSMAİL KARTALİsmail Hoca, maç sonu açıklamaları ile sosyal medyada taraftarlarından tepki topladı, sebebi ise kullandığı “haddimizi bilerek” oynadık açıklamasıydı. Aslında İsmail Hoca adeta korkmadan, hızlı ve ofansif oynatarak, had bildirircesine takımını oynattı. Düşüncesi de çok büyük oranda tıkır tıkır işliyordu. İsmail Kartal’ın bu ifadesinden doğan tepki, Hoca’nın “hitabet yeteneğinin” çok iyi olmaması kaynaklı!İsmail Hoca’nın bu konuda ders alıp daha dikkatli davranması gerekir. Diğer bir eleştiri ise İsmail Hoca’nın sürekli gelişiyoruz türünden ifadeleri! Haklı olabilir, buna rağmen su götürmez bir gerçek şu ki, Fenerbahçe geçen yılki kazanma ve skor üretme oranından çok geride, dahası ilk altı haftada sekiz puan kaybetti!CÜNEYT ÇAKIRCüneyt Çakır’ın en doğru kararı Alves’e çıkardığı kırmızı karttı. Yanlışları olmadı mı oldu…1. Maçın başında çok doğru kararla avantaja oynattığı pozisyon başlangıcında, Melo rakibi Emenike’ye çok sert ve kontrolsüz girdi. Pozisyon bitince Melo’ya sarı kart çıkmalıydı.2. Veysel bir pozisyonda faul diye kendini yere bırakıp topu elleri ile kucakladı, Cüneyt Çakır doğru el kararı vermesine rağmen, umut verici atağı kesen Veysel’e sarı kartı çıkarmadı. 3. İlk yarının son dakikalarında Emenike yerde kalınca penaltı ve kırmızı kart bekledi! O şiddetli bir darbe (darbe dahi denemez) faul kararı verilmezdi, kararı doğruydu.4. Burak Yılmaz’ın maçın ilk dakikasında mayına basmışçasına savrularak kendini yere atmasına tolerans göstererek sarı kartı esirgememesi gerekirdi!5. Fenerbahçe’nin golünde Hasan Ali Kaldırım, topu çok açık çizgi dışından çevirdi, taç kararı verilmeliydi. SERHAT KILIÇ | UKRAYNA HABER (https://twitter.com/serhat5407) - Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir @serhat5407


Devamını Oku

Derbi kralı Galatasaray

Futbol adına çok zevkli olmamakla birlikte Hollandalı Yıldız'ın geceyi kurtaran 2 golle bitirdiği bir derbi daha geride kaldı.İki teknik adamın kötü futbolcu seçimi ile başlaması bunun en büyük nedeniydi.Uzun zamandır sakat olan, Emre ve Volkan başlaması, Diego'nun yedek kalması, İsmail Kartal'ın; Takımın en çok koşan ve verimli olduğunu düşündüğüm Bruma ve Alex Tellesin 18'e bile almaması Prandelli'nin futbolcu seçimi konusunda en büyük hatasıydı diyebiliriz.Emre’nin 34. dakikada sakatlanıp çıkması, Volkan'ın gollerden önce yerde kıvranması bana göre gollerden en az birini kurtaramamasının sebebi sahaya sakat sakat çıkmasıydı.Galatasaray’da ise Alper ve Gökhan karşısında tel tel dökülen, Veyselin yerine Telles, Dzemalinin yerine başka bir Türk oyuncu alınıp Bruma daha etkili kullanılabilirdi.İlk yarıda etkili olan Fenerbahçe'nin çok rahat 2-0 yapıp üstüne üstlük Galatasaray'ı 10 kişi bırakma şansını iyi kullanamadı.Buradaki en büyük etken sahaya, Galatasaray'ın 4-3-3 sistemi ile çıkmasıydı. Bu sistem Fenerbahçe'nin çok kolay pozisyona girmesini sağladı. Çünkü sahada çok iyi oynayan Alper ve Caner faktörü vardı. Zaten iyi oynayan iki futbolcunun birde orta alanda onları karşılayacak futbolcu olmaması işlerini daha da kolaylaştırdı. Ama bir kaç haftadır zaten formsuz olan Emenike’nin pozisyonları rahatça harcaması ilk yarının berabere bitmesine neden oldu diyebiliriz.İkinci yarıya Galatasaray çok daha istekli başlaması Galatasaray'ın sisteminin ve futbolcuların istekli oynaması galibiyetin habercisi diye düşünmemize sebep oldu. Nitekim daha 30. saniyede gol ile burun buruna geldiler. Ama bu etkili oyun sadece 10 dakika sürdü.Tam Fenerbahçe dengeyi kurmuşken Bruno Alves Galatasaray'ın ve Galatasaraylıların imdadına yetişti. Daha bir hafta önce aynı pozisyonda Bekir'i kaybettiklerini bilen ve şampiyonlar liginde Nani'yi benzer pozisyonda oyun dışına bırakan bir hakemin maçı yönettiğini bilmiyormuş gibi davranan Alves durup dururken hem takımını hem de Fenerbahçe'de geleceğini kararttı diyebiliriz. Futbolla alakası olmayan  ve orta alanda gereksiz pozisyonda yapılmayacak bir hareketti.Bu pozisyondan sonra herkes Galatasaray saldıracak diye düşünürken, Fenerbahçe dengeyi kurdu ve Kadlec ile çok net bir pozisyondan yararlanamadı.Emre Çolağın oyuna girmesi ile Galatasaray zaten 10 kişi oynayan ve yorulan Fenerbahçe karşısında baskı kurmaya başladı. Emre bu performansını hafta içinde U21 milli Takım'ı ile de göstermişti.Ve Muhteşem son; her zaman bir maçta bir jeneriklik gol izlemeye alışmışken Sniejder iki dakika arayla 2 muhteşem gol ile gözlerimizin pasını sildi. Farklı iki köşeden doksana giden iki muhteşem gol karşısında Volkan'ın acizliği goller sonunda yüzünden okunuyor gibiydi.Maçın kırılma anı bence Alves'in kart görmesi ve maçın son dakikasında çizgiyi geçen topu yan, orta ve çizgi hakeminin görmemesi hakemler utanılacak bir andı. Eğer, Sneijder'in muhteşem golleri olmasa şimdi başka şeyler konuşabilirdik. Sarı-kırmızılı takım ayrıca, Süper Lig'de son 3 sezonda Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor ile Türk Telekom Arena'da oynadığı 7 maçı da kazanmayı başardı. Bu yüzden ev sahibi Takımı bir kez daha tebrik ediyoruz. İLHAN BAYSAL | www.ukraynahaber.com - Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir @ilhanbaysal


Devamını Oku

[VİDEO] Başından vurulan asker, miğferi sayesinde böyle kurtuldu

Afganistan'ın güneyindeki Helmand vilayetinde operasyon düzenleyen Amerikan askerlerinden biri ölümle burun buruna geldi. Başına keskin nişancı mermisi isabet eden komando, miğferi sayesinde hayatta kaldı. Vurulma anı saniye saniye kameraya yansıdı.Olayın görüntüleri video paylaşım sitelerine ilk olarak 26 Eylül'de yüklense de kısa süre sonra silindi. Görüntüler, başka kullanıcılar tarafından yeniden yayınlandı. Helmand vilayetindeki Now Zad bölgesinde helikopter destekli operasyona giden 3 Amerikan askeri, bir tünelin çıkışında Taliban militanlarının keskin nişancı ateşiyle karşılaştı. Askerlerden biri başından vuruldu. Miğferden seken kurşun, şans eseri diğer iki askere de zarar vermedi. Yaşananlar, vurulan komandonun arkasındaki askerin miğferindeki kamerayla an be an kaydedildi.Görüntülerde, yaşadıklarına inanmakta zorluk çektikleri görülen 3 askerin, sniper ateşiyle karşılaştıkları yerden geri döndükleri ve telsizle yardım istedikleri görülüyor. Miğferdeki kurşun izi de dikkat çekiyor. CİHAN


Devamını Oku

[VİDEO VE FOTO GALERİ] Bir Kurban daha geçti…

Bazı şeyler vardır, vicdanında duyup hissedersin, düşünürsün bir türlü dile getiremezsin…Hani derler ya; yaşanır ama anlatılamaz. İşte bu, Kurban Bayramım böyle geçti… Gerçek hayır sahibi için, hayır işleri hep böyledir. Bir elinin verdiğinden, diğeri habersizdir.Gösteriş için yapılan işlerde ise, aksine olaydan önce basın bültenin hazırdır, söyleyecek sözlerin çoktan yazılıdır. Çünkü meselenin aslı duyurmadır, faslıdır faaliyet…Ben şahsen, bu sene, gerek kendi elimle kurban kesme hususunda olsun, gerek kapı kapı dağıtma olsun, Kurban Bayramı’nın gurbet içinde bütün buudlarıyla yaşadım diyebilirim.Allah fırsat versin, inşallah, gelecekteki gerçek bayramlara da ulaşalım, hep birlikte idrak edelim.Kurban omuzlarımıza yüklenmiş bir vazife, bir kulluk borcuydu. Bu sorumluluğun farkındaki, inananlardan toplanan Kurbanlar, uzak diyarlarda makbul işler yapmak için bir arayan gelenlerce kesilmişti.Bütün dünyada olduğu gibi, Ukrayna’daki hizmet erleri de kesilen Kurbanlardan hâsıl olan tonlarca eti ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak için titiz bir çalışma yaptı.Ülkede Kurban etine ihtiyaç bu sene daha da fazlaydı… Ukrayna’nın içine düştüğü durum nedeniyle çok sayıda mülteci, Kiev ve çevresine akın etmişti.Daha çok muhtaca ulaşmak için gece-gündüz; Ukrayna-Türkiye “Syaivo” Kültür Merkezi ile Uluslararası Meridyen Okulu’nun gönüllüleri gayret ediyordu. Listeler hazırlanmış, ilgili kişilerle irtibata geçilmişti.İş gelmişti dağıtıma… Dağıtımda karşılaştığımız binlerce hadise yazılamadığı için tarihin sayfalarında kaybolup gidiyordu…Gelecek nesiller, geçmişe yaptıkları yolculuklarda bu topraklardaki sahipsiz izleri bulacaklar…Maalesef, görüp yaşadıklarımızın hepsini aktaracak kadar; kalp ve kalem erbabı değilim.En yakından kapı komşumdan başlayayım…Eşi işsiz ve tekerlekli sandalyede engeli bir kızı var. Maddi durumlarının iyi olmadığını biliyorum. Bir yıldır oturduğumuz binadaki, bu kadının bırakın güldüğünü, bir kez olsun tebessüm ettiğini görmedik.Tedirgin bir şekilde kapısını çaldım.Açtı yine yüzü asık… Çekinerek, Kurban Bayramı’nı anlatıp et dolu paketi uzattım…Çatık kaşlar gitti… Tebessüm ederek yaşlı gözlerle baktı… İkimizde ne diyeceğimizi bilemiyorduk… Tıpkı minik bir elma çekirdeğinden, koca bir ormanın meydana gelmesi gibi, bir paket etle koca bir yürek sevinçle dolmuştu…Gözlerden akan damla damla yaşlar, ekilen iyilik tohumlarını yeşertecek… Bir gün insanlığın yüzü gerçekten gülecekti...Kapı kapı muhtaç birilerini arıyorduk.Bir emekli ile karşılaştık halini sordum… Evlat, 1000 grivna (160 TL) aylık alıyorum dedi.Çekinerek, Size et versem alır mısınız? Diye sordum.İhtiyar; “Eti kim sevmez, kim almaz, ne zamandır et görmedik.” dedi. Bir paket et uzattım. Eti alan nine evladını bağrına basar gibi paketi bağrına bastı.Hayatımda ilk defa böyle bir şeyle karşılaşıyordum… Bir paket ete muhtaç ve bağrına basan bir ihtiyar… ne günler görmüş geçirmişti… ne hale düşmüştü… Karşılaştığım durum karşısında, hicap içinde başım önüme düştü, alan da mahcup… Bu yarayı nasıl sararız, zor durumdaki insanlarımıza nasıl yardımcı olabiliriz? Bu düşünceyle, Kırım ve Ukrayna’nın doğusundan gelen mültecilerin kaldıkları kamplara gittik…Gözü yollarda bekleyen kadın ve çocuklar… Kültürümüzün gereği, yürekleri incinmiş insanları hürmette saygı ve kusur etmemeye özen gösterdik. Varlıklı iken bu duruma düşmenin acısını yaşayan kişiler çoğu yerde fotoğraf ve video çekmeseniz demiş biz de kameralarımızı kapatmıştık…Kendileri çekindikleri için çocuklarını gönderiyorlardı.Et paketini alan çocuklar ise; Podarak, podarak! (hediye, hediye) diye paketleri geride duran büyüklerine götürüyordu…Bir anne; “Oğlum pakette et var.” dediğinde, “Anne ben eti çok severim…” diyen çocuğun yüzündeki mutluğunu nasıl tarif edeyim? Bir tarafta, Kurban öncesinde daha çok kişiye et ulaşması için borca girip; "Benden bir tosun diyen yiğitler...", diğer tarafta bir paket et ile kazanılan sayısız gönüller…Kurbanlarımızı sadece, Allah rızası için kesmiştik ve yine sadece O’nun rızasını kazanmak için dağıtıyorduk… Ne bir propaganda, ne de en ufak bir söylem… Kurban omuzlarımıza yüklenmiş bir vazife ve bir kulluk borcuydu. Ne kadarını ödedik bilemiyorum… Allah cümlemizin kurbanlarını kabul etsin… YUNUS ERDOĞDU | KİEV -  Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir www.ukraynahaber.com


Devamını Oku

THY, Herson uçuşları başladı

Ukrayna’da Herson’a da uçmaya başlayan Türk Hava Yolları (THY) uçuş ağını genişletiyor. Bugün başlayan ilk seferle birlikte, Herson Havalimanı’nda açılış töreni gerçekleştirildi.THY haftada İstanbul – Herson – İstanbul olmak üzere karşılıklı dört uçuş gerçekleştirecek. THY yeni hat açılışa özel olarak Herson’a özel fiyatlardan uçacak.Ukrayna’nın güneyinde yer alan Herson, Kırım ve güney Ukrayna bölgelerine yakınlığı ile dikkat çekiyor. Uçuş No Başlangıç Bitiş Günler Kalkış Saati Varış Saati TK 471 15.Eki.14 25.Eki.14 Çarşamba, Cuma Cumartesi, Pazar İstanbul 12:35 14:15 Herson TK 472 15.Eki.14 25.Eki.14 Çarşamba, Cuma Cumartesi, Pazar Herson 15:15 17:20 İstanbul YUNUS ERDOĞDU | WWW.UKRAYNAHABER.COM


Devamını Oku

[VİDEO] Hocaefendi: Gâvur yapmaz!

Fethullah Gülen Hocaefendi'nin "Haramîlik Yırtıklarına Paralel Yaması ve Terör" başlıklı yeni Bamteli Özel sohbeti Herkul.org sitesinde yayınlandı. 426. Nağme'de gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulunan Hocaefendi, 'yalancı reçetelerle problemlerin çözülemeyeceğini söyledi. "Güneydoğu'daki insanların istedikleri meşr-u dairede verilmesi gerekirdi." diyen Hocaefendi, olaylarla Hizmet'i ilişkilendirmek isteyenlere ise şöyle seslendi: "Kalkıp bir kısım densizler diyebilirler: “Bu kısım hadiselerin arkasında da paralel maralel…” diye. O yalana kendileri de inanmıyorlar da fakat mesâvîlerini kapama adına, o yırtığı kapamayacak o yama ile kendilerini teselli ediyorlar. O koca yırtığı kapamaz arkadaş; bu minnacık yama kapamaz!" HOCAEFENDİ'NİN SOHBETİNDEN SATIRBAŞLARI Hadis-i şeriflerde âhir zamanda meydana gelecek bazı fitneler ve dâhiyeler, belalar haber veriliyor. Asr-ı Saadet’in son döneminde, Seyyidina Hazreti Ali’nin devrinde de bir kısım örnekleri gerçekleşmiş. Ama Hazreti Pîr’in ifade ettiği gibi, onlar Hazreti Ali’ye çarpmış, kısmen kırılmış. Harûrilerin hareketi, Haricîlerin hareketi, Sahabi içinde bir kısım hakikatleri Hazreti Ali Haydar-ı Kerrâr kadar kavrayamamış kimselerin hareketleri, küçük fitne kıpırdanışları olmuş. Fakat Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) o meselenin zirve yaptığı dönemden bahsediyor. Mesela, “Ölen ne için öldüğünü bilmeyecek, öldüren de neden onu öldürdüğünü bilmeyecek!” buyuruyor. Hemen her yanda Kamu (Albert Camus)’nun başkaldırma felsefesinin çağımızdaki temsilcileri! “Bütün değerlere başkaldır, bütün değerleri yerle bir et!” Dünyanın her yerinde ve Türkiye’de senelerden beri kana susamış gibi sürekli kan döken insanlar.. ve tabi bunun karşısında da bu korkunç probleme karşı, yapılması gerekli olan şeyleri yapamayacak kadar basit dimağlar.. diplomasi bilmeyen insanlar; probleme çare üretemeyen insanlar; bu korkunç hastalığa reçete sunamayan serkârlar, pîşuvâ görünen, pişdar görünen ama bir yönüyle köy koruculuğu bile yapamayan insanlar… YALANCI REÇELERLE SORUN ÇÖZÜLMEZ Kan dökenler! Bu bir yönüyle o “Kitâbu’l-fiten ve’l-melâhim”den bir kısım kareler ihtiva ediyor. Günümüzde öyle bir zirve yaptı ki, Irak’a bakın, Suriye’ye bakın, Mısır’a bakın, Bangladeş’e bakın, Myanmar’a bakın ve Türkiye’ye bakın! Düne kadar sadece belki bir yerde bir şey oluyordu, “PKK” deyip -bir açıdan- soluklanıyordunuz, teselli oluyordunuz. Keşke o dert baştan keşfedilebilseydi; üzerine balyozla gidilmeseydi; bazı kimselerin o serkârlara bu mevzuda şöyle böyle sundukları reçeteye riayet edilseydi. Eğitim gerektiği gibi ele alınsaydı; sağlık gerektiği gibi ele alınsaydı; orada emniyet -bir yönüyle- hanelerin bekçisi haline gelseydi; mülkiyeliler ona göre olsaydı; asker herkesi şefkat ile kucaklasaydı; öğretmenler talebeleriyle beraber herkesi şefkat ile kucaklasaydı.. ve meşru dairede onların istekleri yerine getirilseydi, herhalde bu gâile bu ölçüde onulmaz hale gelmeyecekti. Anlayamadık, düşünemedik, idrak edemedik; şöyle böyle idrak edenleri de dinleyemedik ve meseleyi bir büyük problem haline getirdik. Sözde “bir süreç, bir süreç” diyerek onunla teselli olduk. Yalancı reçetelerle insana eczanelerden ilaç vermiyorlar! O yalancı reçeteler o korkunç probleme derman olamaz! Keşke dinleselerdi!.. Ama “Sağırdılar.. kördüler.. kalbsizdiler.. alakasız kaldılar!” -hepsi değil- bir kısım serkârlar ve problem büyüdü. O ONULMAZ YARANIN DERMANI ŞEFKAT, MERHAMET, VE MÜLAMETTİR Her şeye rağmen o mevzuda yapılması gerekli olanlar ne ise mutlaka yapılmalıdır: Emniyetten olan samimi, vefâkar arkadaşlar o bölgenin insanını yürekten kucaklasalar; öğretmenler o talebeleri bağırlarına bassalar; gördükleri mesâvî ve uygunsuz tavırlar karşısında, aynı tepkiyi vermeseler. Biri “Aynı tepkiyi veririz!” diyor, aynı tepkiyi vermeseler, mülayim davransalar. Belli beklentilere girmiş, bir kısım yanlış muâlecelerle hırçınlıkları artmış insanlara bir de böyle iğneyle, çuvaldızla, bizle gittiğiniz zaman, iyice tahrik etmiş olursunuz. O korkunç onulmaz yaranın dermanı bu değildir; kucak açmadır, şefkattir, merhamettir, mülayemettir! Vaktinde edâ edilmeyen bu vazife, vaktinden sonra mutlaka kaza edilmelidir. Balyozla hizaya gelmiyor; şöyle böyle bir kısım boş, kuru iddialarla da hizaya gelmiyor. O insanlar bir şey bekliyorlardı. Bekledikleri meşru dairede verilmeliydi. Orası parlamalı, bir yıldız gibi kendisini hissettirmeliydi. Oradaki insanlar sefaletten sıyrılmalıydı. Fakir, belli bir dönemde gezdim o bölgeleri. Bazı kimselerin -bağışlayın- ahırlarda yatıp kalktıklarına şahit oldum. Bir kere de bununla tahrik olmuşsa bu insanlar, tahrik olan başkalarını da tahrik eder; derken onlarda ezilme duygusu uyarır; dolayısıyla ezilmiş insanlarda da başkalarını ezenlere karşı bir tepki duygusu, bir reaksiyon duygusu meydana gelir. Size düşen vazife, kucaklamaktır şefkat ve mülayemetle. Her şeye rağmen!.. Okullarınız yansa ve buna kimse sahip çıkmasa.. yurtlarınız, pansiyonlarınız ateşe verilse, molotof kokteyli atılsa.. öğretmenleriniz orada öldürülse… Hiç bir şey olmamış gibi, yine o bölgede yapılması gerekli olan şeyler ne ise, fedakârane durup yapmaya çalışmak lazım. O insanlar bizim kardeşlerimiz! Mutlaka onların yanında olmak lazım. O KOCA YIRTIKLARINIZ PARALEL YAMASIYLA KAPANMAZ ARKADAŞ Kalkıp bir kısım densizler diyebilirler: “Bu kısım hadiselerin arkasında da paralel maralel…” diye. O yalana kendileri de inanmıyorlar da fakat mesâvîlerini kapama adına, o yırtığı kapamayacak o yama ile kendilerini teselli ediyorlar. O koca yırtığı kapamaz arkadaş; bu minnacık yama kapamaz! Size sorsam hepiniz el kaldıracaksınız: “Vallahi de kapamaz, billahi de kapamaz!” O nöronlara öyle yerleşmiş, kortekse öyle girmiş ki, bugün siz setretseniz bile yarın tarihin sayfalarında sayfa sayfa, kapkara satırlar halinde, kapkara kalemler ile yazılacak.. eğer dünyada iseniz, yüzünüze çarpılacak; öbür âleme gitmişseniz, zebanilerin kırbaçları haline gelecek ve tepenize inecek, inip kalkacak. Kapanmaz!.. O yırtık bu yama ile kapanmaz!.. Vallahi kapanmaz! Sokak hareketlerini bile ona isnat etme gibi iftiranın, gıybetin, isnadın, kinin, nefretin böylesi inanın gâvurlarda bile görülmemiştir. Evet, dünyanın hiçbir yanında, çok farklı dinlere, farklı kültürlere sahip insanlardan, bu türlü bir densizlik görülmemiştir.. dine, diyanete, millet ruhuna, kendi ruh ve mana kökümüze sahip çıkan insanlara bu ölçüde bir şenaat ve bir denaet revâ görülmemiştir. Fakat olsun!.. Ben size bir şey söyleyeyim, onlara da hakkınızı helal edin. Çocuk akıllı insanlar; muhakemesini yitirmiş akılzedeler; onlara da hakkınızı helal edin. Öbür tarafa alıcı olarak gidin. Civanmertliğinizi orada da sergileyin. Bir gün Allah onlarla sizi karşı karşıya getirecek. O mezâlimi kitaplarda sayfa sayfa önünüze serecek: “Siz bunlara bunları da ettiniz, bunları da dediniz, bunları da dediniz.” Şu yiğitlikle orada ortaya atılmalı: “Ya Rabbi, biz bunları görmezlikten geliyoruz. Zannediyorum bir kulağımızdan vurdu, öbür kulağımızdan çıktı. Ne olur ey Erhame’r-Râhimîn! Sen Kendin buyuruyorsun: ‘Benim rahmetin gazabımın önündedir.’ Rahmetinin gazabına sebkat etmesi hakkına, rahmet-i ilâhiyen hakkına, onları da Cennetu’l-Firdevs ile sevindir Allah’ım.” demeli. ONLAR KARDEŞLERİMİZDİR; SULH İÇİN ELDEN GELEN YAPILMALIDIR Alacaklı olarak giderseniz, bunu deme civanmertliğini sergileme imkânı olacak. Hep verici olun! Alma beklemeyin! Bugün yaptığınız hizmetlerde olduğu gibi Güneydoğu’da veya değişik varoşlarda bulunan insanlar için de ölesiye hizmet verin. Onlar bizim kardeşlerimiz! Bin senedir kardeşlerimiz bizim. Çanakkale’de beraber olduk, Millî Mücadele’de beraber olduk; Fransızların güneyi işgal etmesinde onlara karşı savaşırken beraber olduk. Ayrı değil, kardeş yani. Bunu sun’î olarak söylemiyorum, kardeş onlar!.. Bu açıdan da ölesiye bir hizmet ile emirlerine âmâde gibi koşmalı; o hizmete mukabil geriye dönecek beklentilere de bağlamamalı meseleyi. Çünkü bizim hizmetimizin en önemli karakteristik yani beklentisizlik.. adanmışlık ruhu.. o işin kölesi olma!.. Padişahlara köle olmayız biz fakat hizmetimize köle oluruz. Sulh için, anlaşma için, uzlaşma için elimizden ne gelir?!. O mevzuda çok müessir değiliz, zimam başkalarının elinde. Fakat biz, biz olarak -şimdi sivil kuruluş falan deniyor veya Camia veya Hizmet- elimizden gelenleri yapmalıyız. Çapınızca ne yapabiliyorsanız bu mevzuda.. o istikamette ceplerinizi de boşaltın; dimağlarınızda oluşturduğunuz o pozitif düşünceleri de o istikamette boşaltın; o insanların gönlüne girin, kardeşliğimizi dün ifade ettiğiniz gibi bugün de ifade edin. BİN SENELİK KARDEŞLİK KAPRİS VE İHTİRASLARA FEDA EDİLMELİ Dünden bugüne kadar bin senelik kardeşlik, böyle bir kısım kaprislere, bir kısım ihtiraslara, bir kısım ardı arkası gelmeyen isteklere, arzulara kurban edilmemeli, feda edilmemeli!.. Eğitim, ne kadar yapabiliyorsanız.. gönüllere girme, ne kadar yapabiliyorsanız… Yardım yollarını kapasalar bile, teker teker gidin, cüzdanlarınızı boşaltın onlara. Buna kimse bir şey diyemez. Yardım toplamanıza, hesap açmanıza engel olabilirler. Neden engel olabilirler? Yapmadıkları şeyi yaptığınızdan dolayı.. gönüllere onların girmesi lazımmış, siz girdiğinizden dolayı.. hazımsızlık.. o mevzuda bu türlü şeyleri hazmedecek enzimleri yok bunların. “Biz yapamıyoruz, size de yaptırtmayız!” diyorlar bu yaptıkları şeylerle. İnanın, bu anlayış, bu mantık, bu düşünceye göre İstanbul’un fethi size müyesser olsaydı, zannediyorum bunlar Konstantiniyye’ye gider, Konstantin’e derlerdi ki: “Bunlar şu yolla geliyorlar, aman buraları kesin, bunlara fırsat vermeyin, bunlar paralelci!..” Bu hırs, bu kin, bu nefret cennete girmeye mani olacak kadar korkunç. Fakat bütün bunları kâle almayın. Ne onlara gönül koyun, ne de onların edip eylediklerinden dolayı hizmetten geri durun. Ölesiye bir gayretle, ciddi bir fedakârlıkla cüzdanlarınızı boşaltın, rahatınızı onların rahatına kurban edin, hayatı onlara bağışlayın; feda edin, adayın hayatınızı onlara. Siz bu mevzuda bu kadarcık şey yaparsanız, “Sen Mevla’yı seven de Mevla seni sevmez mi?” Sen gönlünü onlara feda etsen, onlar da gönüllerini sana açmaz mı? Sen onları sevsen, onlar sana kinle, nefretle mi karşılık verecek? Evet, insanca davran, o birliği, beraberliği, barışı bekle, alkışla, yollarını kolla, öyle olması için lazım gelen her şeyi yap. Belki bir gün ciddi bir vahşet hissiyle sokaklara dökülen, şunun bunun malını mülkünü yakan insanlar da insafa gelirler. Çünkü devlete kızıyorlar, birilerine kızıyorlar masum insanların dükkânlarını yakıyorlar, arabalarını yakıyorlar, bankaları tahrip ediyorlar, kursları okulları basıyorlar, eşyaları çalıyorlar. Bunların, bu türlü davranışların ne dinle, ne diyanetle, ne insanlıkla alakası yoktur. Belli kesimler tarafından tahrik edilmiş, dış mihraklar da olabilir, bir kısım dünya çapındaki istihbarat servisleri de olabilir. Bir gün o insanlar aldatıldıklarını anlayacaklar, başkalarının malına tecavüzün Allah huzurunda hesabının olacağını anlayacaklar, millet malını zayi etmeyle milleti -halk ifadesiyle- şapa oturttuklarını anlayacaklar. “Eyvah” diyecekler, “bu bâzicede bizler yine yandık; zira ki ziyan meydanda bilmem ne kazandık!” (Ziya Paşa) Onlar da insandır, inanın bir gün diyecekler. Ama gördüğünüz üzere sokaklar bir yönüyle harp meydanı gibi.. sanki Haçlılar işgal etmiş gibi bir hal var ve bütün bunlar karşısında fevkalade bir duyarsızlık var, bir ölü gibi tepkisizlik var, alakasızlık var. Hâlâ bu cürmü, bu mesâvîyi başkalarına fatura etmek suretiyle kendileri o işten sıyrılacaklarını zannetme gibi bir gaflet var, bir dalalet var, bir anlayışsızlık var. IŞİD, İSLAM'IN ÇEHRESİNİ KARARTAN ŞER ŞEBEKESİDİR Burada bu meseleyi çözmeden, dünya çapındaki problemlerin üzerine gitmek kendi kendinizi aldatma demektir. Birinin başını ezseniz, bir başkası hemen hortlayacak orada. Alternatif fitne ve fesat ocakları var. Dün el-Kaide falan diyorlardı ama bu birden bire -kimler tarafından beslendi- sürpriz olarak ortaya çıktı ve kan döküyor, her birisi cellat.. “Önüne geleni kes, cennete gireceksin doğrudan doğruya.” Öyle bir kandırma ki bu -hafizanallah- Müslümanlığın dırahşan çehresi bu zift düşünceli insanlar yüzünden -sayesinde demiyorum- karartılıyor. İslam’dan insanlar ürkütülüyor, uzaklaştırılıyor. Bu problemlerin çözümü evvela kendi içinde problemi çözmeye, samimi olmaya bağlı.. kendin için yaşamamaya bağlı.. evladını, ıyâlini, çoluğunu, çocuğunu gözünün görmemesine bağlı.. muhacerete bağlı.. alemin ayağına gitmeye bağlı… Şöyle böyle hakikate aşina, hahişkar, arayan insanlar, arar bulurlar hakikatin kaynağını, hakikatin tatlı su kaynağını. Fakat ona uyanık olmayan, gözleri kapalı olan insanların ayaklarına gitmek, o konuda onları uyarmak lazım. IŞİD mi, ifrit mi, eşedd mi, her ne ise, zıvanadan çıkmış, bir yönüyle endazesiz, düşüncede nizamsız, değişik servisler tarafından beslenen, silah yardımı yapılan, dünyanın değişik yerlerinde bir yönüyle talimgâhları bulunan, her yerden insanların akın akın oraya aktığı, en mübarek memleket gibi görülen yerlerde bile hastalarının tedavi edildiği bir şer şebekesi, -bağışlayın- bir eşkıya güruhu. Bir yerde bilerek, kasten, karalama adına denen “Karmatilik, Haşhaşilik”, bunu esas onlar yaşıyorlar; bağışlayın, haydut gibi yaşıyorlar fakat onlar hakkında aynı şeyler söylenmiyor.. düşünün. Evet, nezaketim müsait olsaydı ne derdim biliyor musunuz? Yuf bu anlayışa!.. HADİSELERİN ALEYHTE CEREYAN ETMESİ SİZİ HİZMETLERİNİZDEN ALIKOYMASIN Mantık bu kadar iflas ederse şayet, zannediyorum değil o kocaman problemler, en küçük problemleri bile halletmek mümkün olmayacaktır. Cenâb-ı Hak size güç ve kuvvet versin. İradelerinizi desteklesin. İradelerinizin hakkını vermek üzere bu yolda sizi seferber eylesin.. toptan sefere çıkarsın sizi. Kendinizi düşünmeyin, başındaki sarığını atıp Çanakkale’ye koşan 15-16 yaşındaki talebeler gibi hemen hizmete koşun Allah’ın izni inayetiyle. Ne birilerinin aleyhinizde olması, ne de birilerinin size diş bilemesi, sizi yapmanız gerekli olan bu şeyden katiyen geri koymamalı. O bir vazifedir. Eğer hadiselerin aleyhte cereyan etmesi ve kesbettiği şiddet itibarıyla, o meselede duraklamaya girmek caiz olsaydı, Enbiyâ-i İzâm girerdi. Efendimiz, başına bilmem neler kondu; en sevdiği insanlar çölde şehit edildi; başlarına kendilerinden ağır taşlar kondu; bazıları mızrakla delik deşik edildi; fakat O yine dediğini dedi Allah’ın izni inayetiyle. Allah Rasûlü, ruhunun ufkuna yürüyeceği âna kadar hep problemlerle yaka paça oldu. Bir dönemde müşrikle, mülhidle, putperestle, Lat’çıyla, Menat’çıyla, Uzza’cıyla, Nâile’ciyle, İsaf’çıyla yaka paça oldu, beri tarafta da münafıklarla. Mücadelenin en çetini de o idi; çünkü münafık camiye geliyordu, kurban kesiyordu; şayet savaşın kazanılacağını görüyorsa, ganimet için ona da iştirak ediyordu. Buyurun aldanmayın!.. İnsanlığın İftihar Tablosu hiç aldanmamıştı ama “Allah” diyen “Lâ ilâhe illallah” diyen, onlara karşı da “Yarıp kalbine mi baktın!“ buyuruyordu. Hiç durmadı, hep problemlerin üzerine yürüdü; makul reçeteler sundu, Kur’ân’ın temel disiplinleriyle beslenmiş reçeteler sundu; çözülmez problemleri çözdü. Anarşinin karşısında olun! Ama anarşik yollarla, tepkilerle, öldürerek, kıyarak, kılıçtan geçirerek değil, gönüllere girerek!.. Parçalanmış o avizenin parçalarını yeniden bir araya getirerek, çatlaklarını setrederek sizin için şûlefeşan olsun diye başınıza asmaya bakın!.. www.ukraynahaber.com


Devamını Oku
1234567891011121314151617181920

Gündem

Kiev’deki mülteci 1001 aileye yardım paketi dağıtılacak

Kiev’deki mülteci 1001 aileye yardım paketi dağıtılacak

Ukrayna’da yaklaşık 7 aydır devam eden iç karışıklıklar nedeniyle yerinden...

ABD, Ukrayna’daki seçimleri tanıyacak

ABD, Ukrayna’daki seçimleri tanıyacak

ABD, Ukrayna’da 26 Ekim’dE gerçekleşecek parlamento seçimleri ve özel statüye...

Ukrayna’da kışın ilk karı yağdı

Ukrayna’da kışın ilk karı yağdı

Ukrayna’nın batı bölgelerinde bu kışın ilk kar yağdı. Sosyal medyada...

Kırım

UNESCO: Kırım’ın kimliği Ukrayna’ya ait

UNESCO: Kırım’ın kimliği Ukrayna’ya ait

UNESCO'nun (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) İcra Kurulu...

Kırım’daki casus yunuslar Rus ordusuna katıldı

Kırım’daki casus yunuslar Rus ordusuna katıldı

Sivastopol Vali vekili Sergey Menyailo, savaşçı yunusların eğitildiği Kırım Devlet...

Ukrayna’yı baypas geçerek Rusya’ya gidecek yolcu treni Kırım’dan hareket etti

Ukrayna’yı baypas geçerek Rusya’ya gidecek yolcu treni Kırım’dan hareket etti

Yaşanan çatışmalar nedeniyle Simferopol – Moskova tren seferleri Ukrayna’yı baypas...

Ekonomi

Putin: Rubleyi korumak için rezervlerimizi yakıp tüketemeyiz

Putin: Rubleyi korumak için rezervlerimizi yakıp tüketemeyiz

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya’nın dalgalı döviz kuruna doğru...

Rusya-Ukrayna doğalgaz anlaşması haftaya kaldı

Rusya-Ukrayna doğalgaz anlaşması haftaya kaldı

Ukrayna doğalgaz krizinin çözülmesi için Rusya, Ukrayna ve Avrupa Birliği...

Poroşenko: Rusya ile doğalgazda “kış paketinde” anlaştık

Poroşenko: Rusya ile doğalgazda “kış paketinde” anlaştık

Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, Rusya ile doğalgaz krizine geçici çözüm...

Politika

Ukrayna Parlamentosu, Başbakan Yatsenük’ün istifasını kabul etmedi

Ukrayna Parlamentosu, Başbakan Yatsenük’ün istifasını kabul etmedi

Ukrayna Parlamentosu, geçtiğimiz günlerde istifasını sunan Başbakan Arseniy Yatsenük’ün istifasını...

Ukrayna Başbakanı Yatsenük istifasını sundu

Ukrayna Başbakanı Yatsenük istifasını sundu

Ukrayna Başbakanı Arseniy Yatsenük, koalisyonun dağılması ve hükümet inisiyatiflerinin işlemez...

Ukrayna’daki cumhurbaşkanı seçimlerini 2 binden fazla gözlemci izleyecek

Ukrayna’daki cumhurbaşkanı seçimlerini 2 binden fazla gözlemci izleyecek

Ukrayna’da 25 Mayıs’ta gerçekleşmesi beklenen cumhurbaşkanlığı seçimleri için ülkeye 2...

Spor

Sneijder'in iki füzesi

Sneijder'in iki füzesi

Maç öncesi ev sahibi Galatasaray’ın T.T Arena'da müthiş taraftar desteğiyle...

İgor Rahayev: Yenilgiyi hak etmedik

İgor Rahayev: Yenilgiyi hak etmedik

Metalist Harkiv Teknik Direktörü İgor Rahayev, UEFA Avrupa Ligi L...

Halilhodzic: Şanslı bir galibiyet

Halilhodzic: Şanslı bir galibiyet

Trabzonspor Teknik Direktörü Halilhodzic, maçın ardından Arena Lviv'de düzenlenen basın...

Dünya

Putin, Ukrayna’da yaşanan gelişmelerin arka planını anlattı

Putin, Ukrayna’da yaşanan gelişmelerin arka planını anlattı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’nın devrik Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç’in...

ABD'deki Beyaz Saray'ın faturalarını kim ödüyor biliyor musunuz?

ABD'deki Beyaz Saray'ın faturalarını kim ödüyor biliyor musunuz?

1981 yılında yemin ederek ABD Başkanlığına göreve başlamasından yaklaşık bir...

[VİDEO] Başından vurulan asker, miğferi sayesinde böyle kurtuldu

[VİDEO] Başından vurulan asker, miğferi sayesinde böyle kurtuldu

Afganistan'ın güneyindeki Helmand vilayetinde operasyon düzenleyen Amerikan askerlerinden biri ölümle...

Türkiye

 AKP hükümeti Gazze yardımlarını durdurdu

AKP hükümeti Gazze yardımlarını durdurdu

Geçtiğimiz günlerde Bakanlar Kurulu kararı ile izinsiz yardım toplama yetkisi...

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’ndan sağduyu ve demokrasi çağrısı

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’ndan sağduyu ve demokrasi çağrısı

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı (GYV), Kobani olaylarıyla ilgili yazılı açıklama...

Türkiye karıştı: 35 ölü, 3 bin işyeri yakıldı

Türkiye karıştı: 35 ölü, 3 bin işyeri yakıldı

Kobani şehrinin IŞİD tarafından ele geçirilme ihtimali, Türkiye’yi adeta savaş...

Medya

[VİDEO] Basın yazmazsa kim yazar?

[VİDEO] Basın yazmazsa kim yazar?

Zaman Gazetesi'nin yeni reklam filmi yayında.Saat 18.00'den itibaren televizyon ve...

Gülen, Avrupa basınına verdiği ilanla IŞİD'i kınadı: İnsanlık suçu işliyorlar

Gülen, Avrupa basınına verdiği ilanla IŞİD'i kınadı: İnsanlık suçu işliyorlar

Fethullah Gülen Hocaefendi, Avrupa'nın önde gelen gazetelerinde yayınlanan ilanla...

Bu otelde hacıların A Haber’den başka kanal izlemesi ‘yasak’

Bu otelde hacıların A Haber’den başka kanal izlemesi ‘yasak’

Hac farizasını ifa etmek için kutsal topraklara giden bazı Türk...

Eğitim

[FOTO GALERİ] Karadeniz Lisesi öğrencileri mağdurlara yardım elini uzattı

[FOTO GALERİ] Karadeniz Lisesi öğrencileri mağdurlara yardım elini uzattı

Ukrayna’nın doğusundaki çatışmalar nedeniyle; Lugansk ve Donetsk’ten ayrılarak Odesa Şehri’ne...

Donetsk Milli Üniversitesi taşınıyor

Donetsk Milli Üniversitesi taşınıyor

Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk şehrinde bulunan Donetsk Milli Üniversitesi’nin batıya taşınmasına...

Uluslararası Meridyen Okulları, Cambridge sınavlarına hazırlıyor

Uluslararası Meridyen Okulları, Cambridge sınavlarına hazırlıyor

Ukrayna’nın başkenti Kiev’de başarılı faaliyetleriyle dikkat çeken, Uluslararası Meridyen Okulları,...

Kültür

[VİDEO] İşte merakla beklenen‘Birleşen Gönüller'in 1 ve 2. fragmanı

[VİDEO] İşte merakla beklenen‘Birleşen Gönüller'in 1 ve 2. fragmanı

'Birleşen Gönüller'in ikinci fragmanı yayınlandı. Hollywood stüdyolarında çekilen dev bütçeli...

[VİDEO VE FOTO GALERİ] Kiev’de Türkmen şairi Mahtumkulu anıldı

[VİDEO VE FOTO GALERİ] Kiev’de Türkmen şairi Mahtumkulu anıldı

Ukrayna’nın başkenti Kiev’de, Türkmen şairi Mahtumkulu Firaki’nin doğumunun 290’ıncı yılı...

[FOTO GALERİ] Kiev’deki çocuklardan, Syaivo’nun anneler günü yarışmasına büyük ilgi

[FOTO GALERİ] Kiev’deki çocuklardan, Syaivo’nun anneler günü yarışmasına büyük ilgi

Ukrayna’nın başkenti Kiev’deki okullarda, Dünya Anneler Günü münasebetiyle çocuklar annelerine;...

Aile Sağlık

WHO: Ebola’dan ölenlerin sayısı 600’ü aştı

WHO: Ebola’dan ölenlerin sayısı 600’ü aştı

Batı Afrika’daki Ebola salgını nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 603’e yükseldi....

Wi-Fi sağlığınız için tehlikeli mi?

Wi-Fi sağlığınız için tehlikeli mi?

Kabloların ayağına dolanmasından bıkan insanlar kablosuz bağlantıya geçti, ancak kablo...

Yaz geldi, el ayak ağız hastalığı salgını başladı…

Yaz geldi, el ayak ağız hastalığı salgını başladı…

Yazın başlamasıyla birlikte hastalıklar azaldı derken çocuklarda daha sık görülen...

Sizin Şirketinizin de Haberini Yapalım

THY, Herson uçuşları başladı

THY, Herson uçuşları başladı

Ukrayna’da Herson’a da uçmaya başlayan Türk Hava Yolları (THY) uçuş...

THY, Ukrayna’ya gidiş dönüş 99 euroya uçuyor

THY, Ukrayna’ya gidiş dönüş 99 euroya uçuyor

Türk Hava Yolları (THY), İstanbul’dan, Ukrayna’nın; Kiev, Odesa, Dnepropetrovsk, Lviv’e...

THY’den, son bahar kampanyası: Kiev-İstanbul git-gel 68 dolar artı vergiler

THY’den, son bahar kampanyası: Kiev-İstanbul git-gel 68 dolar artı vergiler

Türk Hava Yolları (THY) Ukrayna’nın başkenti Kiev çıkışlı, İstanbul Atatürk...

Türkçe Olimpiyatları İletişim Sponsoruyuz

[FOTO GALERİ] Kiev’deki Türkoloji öğrencileri Syaivo’da buluştu

[FOTO GALERİ] Kiev’deki Türkoloji öğrencileri Syaivo’da buluştu

Ukrayna-Türkiye “Syaivo” Kültür Merkezi, düzenlediği bir etkinlikle Kiev’deki, Türkoloji öğrencilerini...

[VİDEO] Ukrayna Türkçe Olimpiyatları, “Dil ve Kültür Festivali” 25 Nisan’da

[VİDEO] Ukrayna Türkçe Olimpiyatları, “Dil ve Kültür Festivali” 25 Nisan’da

Türkiye’de, 2003 yılından bu yana Ukrayna’da ise 2007’den itibaren her...

Manko: Umarım bizim çocuklar kazanır.

Manko: Umarım bizim çocuklar kazanır.

Bu yıl 27-29 Mart 2014 tarihinde yapılacak 12. Ukrayna Dil...

Aleksandr Abdullahov

Sözde kalanlar

Sözde kalanlar

Yollar yokuş düz değilÇaba gerek söz değilGüzel olan söz değilSözdeki...

Yunus Erdoğdu

[VİDEO VE FOTO GALERİ] Bir Kurban daha geçti…

[VİDEO VE FOTO GALERİ] Bir Kurban daha geçti…

Bazı şeyler vardır, vicdanında duyup hissedersin, düşünürsün bir türlü dile...

Misafir Kalemler

Ukrayna Odessa Muavin Konsolosu Leman Sınav ile tele röportaj...

Ukrayna Odessa Muavin Konsolosu Leman Sınav ile tele röportaj...

Ukraynalı eşinden boşandıktan sonra, sorun yaşayan Türk vatandaşıyla ilgili bir...

Bilişim

Türkiye, yurtdışından getirilen cep telefonlarının kapatma süresini 60 güne çıkarttı

Türkiye, yurtdışından getirilen cep telefonlarının kapatma süresini 60 güne çıkarttı

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, yurtdışından Türkiye’ye gelen...

İş

Ukrayna’da çiçek göndermek artık çok kolay

Ukrayna’da çiçek göndermek artık çok kolay

Ukrayna’da farklı sektörlerde faaliyet gösteren Türk işadamları şimdi de çiçekçilik...

Otomobil

BMW motorlu Toyota Verso, Türkiye'de üretilecek!

BMW motorlu Toyota Verso, Türkiye'de üretilecek!

Toyota’nın dizel teknolojisi ve yeni nesil çevreci teknolojiler konusunda BMW...